Kızıl Elma
Bozkırda esen bir rüzgârdım;
Mete’yle uyandım.
Gökyüzü bize çadırdı,
Matemlerdeyim
Karabulutlar kapladı göğü
Bir rüzgar taşımakta
Sen den bana doğru
Uzun bir anı
Gökyüzünü kaplayan dallara astım, dileklerimi
Bakan gözler göremez niyetlerimi
Şayet görünseydi gözle sevgi
Çoktan ayaklar altında ezilirdi, sakız gibi
Kalp atışlarımdan daha çok seni diledim, Tanrımdan
Nedendir ayaklarımın başka yöne gitmesi
Eriyen yüreğim, yıldızımı menzil sayarken
Durmadan kaçar oldu, bedenim benden
Ey beden.! Ağır mı gelir sana
Nehr_i ateşe dalmak
Diyar diyar dolaşırsın
Tüm ihtimalleri bir anlığına sustur.
Kır kalemini, savur geceye kâğıtlarını.
Zamana yenik sözler köşeye çekilsin.
Kaleminin sustuğu yerde,
Sular karanlık
Aydınlanma sın gökyüzü
Nağmeler yazılma sın artık
Diyar-ı aşk oku atılma sın artık
Ateşler yakılmasın, yürekler yanmasın
Laleler ve Sümbüller açmasın
Çiçekler den sümbülü
Geceler den dolunayı sevdim.
Ve yolların en sarp olanını seçtim.
Sana doğrudan da gelebilirdim.
Ama o vakit olmazdı sevda bir efsane
Dağların, dumanı üstünde bulut olan zirvesini sevdim.
Sürgün gibi masallar insanıydık, kavuşmalar haram.
Üzüntüyü azık ettik, düştük yola.
Rotamız ateş, pusulamız rüzgar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!