İkizim ruhumdan öte bir yerlerde
bir ben var benden uzak şiirlere yansıyan
bırak onu beni sar sarmala
gecenin sessizliğinde
anne edasıyla incitmeden öp beni
Bekleme heyecanıydı bizimkisi
bir zamanlar
kapı her çalındığında
yüreğimizin inip kalkışıydı bir an
bir kelime bir cümle
belki de bir hoşça kal
Güneşi sakla yüreğinde
sararmadan yapraklar
ağaçlar soyunmadan
gecenin seferine
bir düş yok olmadan sessizce
bir kısır döngü
Uzak ihtimal değil
yakınlarımda dolaşır durur
o esrarengiz dokunuş
nerede,ne zaman,hangi şartlarda
kondurur buseyi alnımdan
şairler kaç yaşında ölür
Doğruyla yanlışın
evrensel senfonisiydi
özlemlerle sönmeyen
aşkın köz acısı.
nalsız sürdük atları
tutku dağlarına
Göğsünden süzülen sütü
karışır anaç toprağa
kekik kokusu yayılır
dağlara,ovalara,akarsulara
yaban gülünün özüne karışır
anamın bağrı yanar bir dağ yamacında
Aramızdaki duvarları yıktığımız ilk gün gibi
göğsümde saklı kuşun çırpınışları
gözyaşlarının ıslattığı kaldırımlarda uğurluyorum geçmişi
düşüncenin bizi ele geçirmesi çoğu zaman yalnızlığı aklarken,
tasasız yaşanılması istenilen
ruhun bedene armağanıydı oysa aşk
Tuvalde yarım kalan bir resim
eylülün acısı sarmış renkleri
sarının aşkıdır
sürüklenen yaprakta zamanın tükenişi
her fırça darbesinde beliren yalnızlığın izi
Kadıköy’de bir balıkçı meyhanesi
dar bir sokağın iki yanında
karşılıklı sohbete dayalı aşk sofrası
gülü seven de burada dikenini seven de
sokakta oturmaya bayılıyor sevgililer
ben de bayılıyorum, ben de hem gülü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!