Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Devamını Oku
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
İnsanların ekmek için büyük kentlere koşuştuğu yıllar...
Sivas-İmranlı kökenli, Ankara'ya göçmüş ve altı çocuklu bir ailenin İlki...
İlk gençlik yıllarına dek her yıl gidilen köy: Aşılmaz geçitlerin, 'Alkarısı' masallarıyla karışıp düşe girişi...Kavalın iç burkan sesi... Harman, döven,davar,yaylanın benliğe sinip kentte de kokuşu...
Bir yanda anamın türküleri diğer yanda Zaralı İnce Halil, Kör Zurnacı, Zinikarlı Veli, Çako'nun oğlu Halil,Aptullah Papur, Mahzuni Şerif,Ali ...




Seni çok seviyoruz keşke geri gelsen dedeciğim...
seni seviyoruz :)