Turgay Adlım Şiirleri - Şair Turgay Adlım

Turgay Adlım

Ezel bezminden kalma bir sızı mı bu içimde?
Bu gurbet diyarında her akşam o kadim nidayı beklerim.
Kaldırımlar yankılanır adımlarımdan; yorgun ve kimsesiz...
O ses'e müptelayım, bilmezsin halimi.
Varlığım aşkınla tutuşmuş bir pervane (Ne fayda!)
Her dönüşüm sana, her yanışım o meçhul vuslata.

Devamını Oku
Turgay Adlım

Gözlerin, unutulmuş bir handaki aynalı avlu,
Yüzümde bir yangın bıraktı her bakışın.
Kalbime o gün kar yağdı, sustu kelimelerim,
Her suskunluğun, alnıma yazılmış bir fermandı sanki.

Gençliğimi bir sokak lambasının ipine astım o gece,

Devamını Oku
Turgay Adlım


Hürriyet, nefsin köhne sürgüsü değildir,
Ruhun menşuruna işlenmiş ezeli bir sır'dır.
O, kalpte "Ene'l-Hakk" diyen bir Mansur,
Kâinatın duvarlarına fırlatılmış bir feryattır.

Devamını Oku
Turgay Adlım

Sahne boşaldı.

Işıklar söndü.

Sessizlik kaldı.
Ve içimde çöken boşluk.

Devamını Oku
Turgay Adlım

Hangi sessizlik büyütür insanın içindeki o eski sızıyı, bilir misin?
Rüzgârın dili var mıdır, yoksa biz mi ona anlam yükleriz?
Bir yurt arar gibi dolaşır kalp, kendi göğsünde bile yabancı,
Her adımda biraz daha eksilerek çoğalır hatıralar.
Ve insan, en çok yola düştüğünde anlar—
Hiçbir yere varmaktan çok, kaybolmaya meyilli olduğunu.

Devamını Oku
Turgay Adlım

Ben kendi mahkememin hem sanığı hem tanığı,
Her fotoğraf karesi, delilimin bir tuzağı.
Gülüşün, o sağır yargıcın vicdan tokmağı,
Bu ömür, hükmümün sonsuza dek yasağı.

Sen başka şehirlerde mutlulukla yanarken,

Devamını Oku
Turgay Adlım

Ey Sâki-i zaman! Çarkın beynimde bir değirmen misali döner,
Her dönüşünde ruhuma sinen, bu hangi hicranın gubârıdır?
Bu hangi ezel türküsüdür ki “Sarı Gelin” derler adına,
Yoksa bin yıllık bir sükûtun bağrından kopan İsrafil sûr’u mudur?

Ruhum, bu gurbet şehrinin taş duvarları arasında yaralı bir ney.

Devamını Oku
Turgay Adlım


Gönlüm bu aşk çölünde bak, âvâre düştü,
Ne bir serap ne bir vaha, her umut boşa düştü.
Sırça saray misali can, bîçâre düştü,
En küçük bir sarsıntıyla binbir parçaya düştü.

Devamını Oku
Turgay Adlım


Duramadım, çünkü çağrı son kez çaldı içimde.
Kapımda duran ferman, ömrümün mühürlü nüshasıydı.
Başımı eğdim, sükûtla geçtim o eşikten,
Ruhuma sunulan şarap, ezelden döküldü bir sâkinin elinden.

Devamını Oku
Turgay Adlım

Gönül, firak ateşinden arta kalmış son nişânedir.
Keder, bu fani tene biçilen bir hil'at-i şâhânedir.
Yaprağın düşüşü kaderdir, rüzgâr ise bir bahânedir.
Çağır beni o maviye, mademki hakikat sükûtun incisidir.

Gözümden akan yaş değil, gönül levhasına bir kelâmdır.

Devamını Oku