Uzaktasın, kavuşmuyor ellerim
Sana, ocağa.
Bir toprak,
Toprak kadar yakın
Yalnız ahşap konak.
Koşmak, yürümek imkansız
Bu duvarlar, kavak ağaçları
İğne düşmez papatya altına
bürünmüş kayalar.
Kayalar'ki yakın mıdır ? Suyun,
derenin sessizliği.
Şahidim var tanıklarım.
Gök mavi, bulutlar şemsiyem
Renk renk mermiler, siper almış.
Ağaçlar mevzi.
Talebe miyim yoksa asker ? Ümmi
Kimi masum, kimi yaralı.
Ben ağaçlara şiir yazarım
Budanmamış, sahipsiz dallarına
Yaprakları toprağa karışmış,
Erimiş yapraklarına.
Ben vakit bilmem,
Soğuk suyun uyandırışına
Gözlerimin üstüne birileri yerleşmiş
kaldırmak için kabza mı gerek
Kalın kitaplar arasında
Ölüler
kadavralar
Ceset torbalarındalar.
Kara bulutlar süslemiş saçlarını
Elim pençe, buz, yıldız gibi
Mesela, mezarlıktaki çam ağacına konmuş,
Güvercin gibi.
Yalnız mezarlıkta mıdır ağaç?
Bir çıtırtı, çıplak toprak ve bembeyaz.
Korkar oldum,
Soğuktan, sokaklardan.
Geceleri tahta pencerelerin darpından
Rüzgarın tahta ocakları sallamasından.
Bir göz, dört engel
Hayli beni işitiyor, geziyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!