Değil mi ki uyudum, uyamadım sözüme
Acımayın halime; arsız deyin yüzüme
Bad-ı saba eserken geceme, gündüzüme
Rabbimden niyazıma çok imtiyaz ekledim
Buğzettim ayazıma; sürekli yaz bekledim
Sanırdım sinden öte sıradan seyr-ü sefer
Nefsin her çağrısına bendim en sadık nefer
Hezeyanmış her zafer; şimdi ne ziyâ ne fer
Önümde zor bir sefer; ürperdim...panikledim
Dost aradım muteber; dostu ahraz bekledim
Saatin tik-takları ihtar için vururken
Her salâ musallaya bir ceset kondururken
Kabirden yükselen ses tebessüm dondururken
Dalda yaprak kururken ibreti itekledim
Furkan rafta dururken her âna haz bekledim.
Sözde; dersimi almış, aczimi bilmiş iken
Tende bir başka bendim; secdelere geciken!
Ya zakkumdu ya diken heybemde hep biriken
Dökme imkânı varken, ardımdan sürükledim
Saçıma kar yağarken, gaypten ikaz bekledim
Ne zaman darda kalıp ihsana açsam avcu
Ne sebat edebildim ne de aslıma rücû
Dalalet dem aldıkça kayboldu ipin ucu
Yanlış çıkan sonucu doğrulara denkledim
Asra yükleyip suçu, cürme cevaz bekledim
Gün gelip göz kapanıp soğuduğunda bu ten
Şaşılmaz, hicâbından kararsa beyaz kefen
Tükürün suratıma, çekinmeyin; çünkü ben
Hakk'a taat şiarken ters yönde emekledim
Cüz'î irade varken, nefse infaz bekledim...
Kayıt Tarihi : 25.7.2020 15:39:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!