İstediğin oldu bak, sonunda unuttum seni.
Ne şarkıların aklımda,
ne de şiirlerin.
Cüzdanımda duran resmini de
dün gece çöpe attım.
Artık yoksun
ne dilimde
ne de beynimde.
Ama onca yaşanan güzel günlerin
hatıraları var.
Mesela kokun;
ilk tanıştığımız gün
yastığıma sıkmıştım kokunu.
Mesela bakışın;
gözlerimi her kapattığımda
gördüğüm manzara.
Mesela sesin;
kulağıma gelen
en güzel melodi.
Off…
Bak yine nasıl anlatıyorum seni.
Olmamış değil mi?
Yine olmamış.
Unutamamışım seni.
Oysa ne yeminler etmiştim.
Bir an sevinmiştim,
“Gitti, kurtuldum, artık yok.” diye.
Kendimi kandırmışım.
Biliyor musun,
ben çok beceriksiz bir kadınım.
Unutmayı beceremiyorum.
Bana da öğretsene unutmayı,
seveni yarı yolda bırakmayı.
Ben bildiğim üç beş kelimeyi bile
sende tüketirken,
bana da öğret
ardına bile bakmadan
çekip gitmeyi.
Ben topu topu bir şairim,
ama sen de iyi bir öğretmen değilsin,
kabul et.
Bir öğretemedin bana
acımamayı,
kanamamayı.
Öğretemedin.
Yanan bir mum kadar anlamsız artık
tüm kelimelerim.
Konuşmak nafile.
Naftalin kokuyor anılar,
Amerikan bezlerine sarıyorum
son umut bebeklerimi.
Şimdi tuz basıyorum
geçmeyen yaralarıma.
Geceler karadan da kara.
Ben hâlâ aynı soruda
takılıp kalıyorum:
İnsan, kendinden daha çok sevdiğini
nasıl unutur?
Susmak iyileştirmiyor beni,
sadece kanamayı
halının altına süpürüyor ellerim.
“Geçer.” diyor herkes, geçer.
Geçmiyor.
Bitmiyor.
Acı hep aynı acı.
Belki de unutmak diye bir şey yoktur,
diyor duygularım;
sadece alışmak vardır
bir eksik nefes almaya.
Ben henüz onu da öğrenemedim.
Ve eğer bir gün
gerçekten unutursam seni,
bil ki bu
iyileştiğimden değil,
tükenmişliğimdendir.
Tükendim, hayat.
Tükendim.
15.12.2025 – 14.33
Kayıt Tarihi : 15.12.2025 15:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!