Güzel kız
Gelmedin be güzel kız.
Şöyle yan yana bir tur atacaktık.
İki bardak çaya dünyayı satıp,
Dünyanın güzelliklerini satın alacaktık.
güzel Sen
Dün İzmir’deydim,
Bir kolumda şuh bir,
Dilber edasıyla Karşıyaka.
Genç adam emin adımlarla pasajın daracık kapısından içeri girdi hızla birkaç metrelik mesafeyi kat ederek aradığı kapının önünde durdu. Çok sevinçliydi, Nihayet aylar önce hocasıyla yapmış olduğu konuşmanın semeresini görmüştü. Kitap elindeydi Ankara dönüşü sırasında yol üzerinde olan sıradan bir marketin kitap reyonunda rastlamıştı. Önce gözlerine inanamadı eline aldı inceledi evet o kitaptı. Kapağın üzerinde Hocasının adını dikkatle okudu. Sonra hata yapmadığına emin oldu hemen parasını ödeyip dışarı çıktı. Sanırım belki hocası bile kendisi kadar sevinmemişti.
Kapıyı iki kere tıklattı cevap alamayınca kapıyı hafifçe araladı ve hocasını koltuğunda oturur görünce rahat bir nefes aldı. Hemen içeri girdi.Hocası gözlerini açmadan:
_ Ayakta durma evlat hala kulaklarım keskin seni diğerlerinden ayırtabiliyorum geç otur yorulmuşsundur. Sen evvelden beri fazla sıcaktan hoşlanmazsın.
Kemal:
_ Hocam çok kızgınım size beni de atlattınız. Benim niye haberim yok bu kitaptan. Ta nereden aldım biliyor musunuz? .
Şükrü baba:
Hayallerin
Hayallerin vardı benimle evlenecektin.
İki çocuğun olacaktı, biri kız biri erkek
İsimlerini koyarken tartışacaktık
Gözlerimin içine bakarak,
Gecenin en karanlığında dalarım uykuya.
Vapur seslerinin eşliğinde ve,
Sabah ezanına karışan vapur sesiyle uyanırım.
Sevda Çiçeğimin kollarında.
Hayallerime sınır koydun
Hayallerime sınır koydum.
Seni tanıdıktan sonra.
Kilometre taşlarıydı,
Hayal Ve Gerçek
Gece seni düşündüm sabaha kadar. Uyanıkken hayalin gözümün önünde. Uyuyorsam sendin yanı başımda sabahı beraber ettik baş başa. Bilmen gereken bir şey vardı. Seninle karşılaşmak tan çok korkuyordum. Hem de çok. İnanmayacaksın bel ki
Ama mideme kramlar giriyordu. Bütün korkum seni görünceye kadar sürdü. Uzaktan gülümseyen yüzünü görünce bütün korkularımın boşuna olduğunu anladım.
Sana sarıldığımı hatırlıyorum. Kokunu doya,doya içime çektim. Ta ki nefesim kesilinceye kadar. Bilmem farkına varabildin mi? Halbuki karşılaşmamızı böyle planlamamıştım uzaktan el sıkışacağız birkaç resmi konuşma sonrası ne olurdu bilemem.. Anladım ki ben daha seninle karşılaşmadan kalbime yerleştirmişim. Kolay kolayda çıkaramam. Dükkanda karşılaşmamız hastaneye gelmen birbirimize güzel sözler söylememiz bunlar iyi şeylerdi ama hiç biri sana sarıldığım anda bana çok özel biri olduğunu anlatmamıştı. En çok mutlu olduğum şey ise niteliği ne olursa olsun bana karşı boş olmadığındır. İnşallah yanılmıyorumdur.
HAYATIN SAHTEKAR YOLCULARIYIZ
(O VE BEN)
Hayatın sahtekar yolcularıyız.
Yaşanması imkansız bir hikayenin,
Hepimiz bir gün öleceğiz.
Kimimiz hallerimizin peşinde
Koşarken.
Kimimiz yollarda tökezlenip
Hep seni bekledim
Hep seni bekledim bu gün
Yanımda bir bardak çay
Elimde senin kitabın
Koltuğumda ben.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!