Truva'nın Kalbi Şiiri - Mesut Yüksel

Mesut Yüksel
182

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Truva'nın Kalbi

Güneşin tunç rengiyle karardığı surlardan
Geçti Helen; akşamın ve yazgının içinden.
Bir kadından ziyade, tanrıların sabrıydı o;
Bakışı denizi sarsan, gemileri kederden çeken.

Aşk, o çağda masumiyet değil, bir şehirdi.
Kılıçlar çekilmeden evvel kalpler kanardı;
Zira her büyük yıkım, önce bir bakışla başlardı.
Surlar, taşın hafızasına kazınmış birer ağıttı.

Ayın alnına oyulmuş uğursuz bir sır gibi
Bekliyordu kapıda at; karnında ihanetin nabzı.
Kim bilebilirdi aşkın, bir gece vakti
Ahşap bir gövdede şehre sızacağını?

Adının ağırlığı altında ezilirken tarih,
Saçlarında rüzgâr değil, tanrı fısıltıları...
O yürüdükçe zaman diz çökerdi önünde,
Sanki her adımı, bir çağın son bakışıydı.

Ben seni, bir Truva gibi sevdim;
Sonunu bile bile, siperlere çekilmeden.
Çünkü bazı sevdalar kaçışı değil,
Görkemli bir kalıntıda yanmayı seçer.

Surlar yıkıldı, ateş işlendi hafızaya,
Ama aşk, bazen sadece küllerle yazılır.
Truva düşerken bile ayakta kalan o kalp,
Yıkımın değil, aşkın gizli ve en yüce kalesidir.

Mesut Yüksel
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 17:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!