Yağmurun ıslattığı daracık kaldırımlar
Ömrümü adadığım güzel şehir
Hoyrat dalgalar, hoyrat insanlar
Yaşamaya doyamadığım şehir
Aşık olduğum dağlar, tertemiz sular
Benliğimin sahibi şehir
Ganita, Uzun Sokak, Boztepe...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Trabzon nurum ışığım
Varsam Trabzon şehrine
Kapılsaydım sihrine
Boztepeye çıkınca
Doyum olmaz seyrine
Trabzon nurum ışığım
Ben Trabzona aşığım
Ayrı kalmak dert bana
Ben ona alışığım (nakarat)
Güneş denizden batar
Batarken bir göz atar
O da bana bakınca
Sevinirim o kadar
Sabahtan çıkan sisi
Her yerde insan sesi
Ne de lezzetli olur
Balık ile hamsisi
Ömre değer her anı
Ne güzeldir her yanı
Takdir etmez hakkınca
Trabzonda oturanı
Çok büyüktür vitrini
Seven bilir kadrini
Seven ancak hisseder
Mis kokulu idrini
Ben Trabzona vuruldum
Hasretine yoruldum
Mikdat der terkedeli
Ne aranıp soruldum
Mikdat Bal
geç olduama temizoldu
Selam ve sevgíler
Mikdat Bal
Mükemmel..................
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta