o gün bir başka duyar kulaklar
bilinir, artık gelmeyecek selamı
duyulmayacak, işitmeyecek kelamını
gezmeyecek, yürümeyecek içinde evin
GİRİŞ
Aşk, çoğu için bir sığınaktır. Fakat bazı zihinler için o sığınak, yangın yerine dönüşebilir. Özellikle obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ile yaşayan, çocukluğunda sevgiden mahrum kalmış ve depresyonun koyu gölgesinde soluyan biri için aşk; romantik bir hikâye değil, travmatik bir tekrar döngüsüdür. Bu makalede, nörobiyolojik, psikodinamik ve davranışsal boyutlarıyla bu karanlık üçgenin iç yüzünü ele alacağız.
1) okb: kontrolsüz zihin ve aşırı kontrol
Haddizatında zeyrek lakin bana gelince seyrek.
Bi tutturmuş çeyrek akıl, buhran etmiş illet sirayet
Vaveylalar yankılanır yürekte geç karşıma seyret
Fevkalbeşer munisinden bir tutam da bana bahşet
Mukadderatı görme sarfınazar pek incinirsin
işte şimdi en başına döndük
yanılmışım, o uykuları yok yere böldüm
yanılmışım, mevzu derin değilmiş
bir bakışına kanıp bir bakışına öldüm
Çukur ne kadar derinse,
O kadar değerlidir aydınlık.
Sevda dahil falan değil ayrılığa,
Sanki ömür çok uzunmuşçasına,
Mecbur muyuz bazı kimisine?
Gözün bir de alınmışsa karanlığa
Elimden düşmeyen bir suskunluk var,
senin bakışlarının altında ezilen.
Sanki her cümlem eksik,
her çabam biraz daha kısa geliyor sana.
oysa ben geceleri uyurken sen
ben bir yalancıyım,
sen bir yalan.
her gece kulağıma eğilip,
ismini fısıldayan.
o süslü vakitlerden,
anılar çağıran.
istesem seni tekrar tanrıdan,
verir bilirim.
ama bu başka bir şey değil sanrıdan,
gerçek olsan,
istemek gerekmezdi seni,
tanrıdan,
Denizlerin en dibinden bir avuç kum
Göğün en tepesinden getir diye buyrulur
Üfle de doğsun binbir ızdırap ve çile
Ölenlerin çığlıkları daha doğarken duyulur
Kitaplar ve yazan ellerin sahtekarlığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!