Toprak ayırt edemez, yırtılırken bağrı,
Dikenden mi, çiçekten mi çektiği ağrı?
İstediğini değil, isteyenin emriyle sarar,
Her mevsim, toprağa çekilirken ayar.
Yüreğine tohum düşse, üstüne örtüsün
Ana şefkatiyle, kucakladığını görürsün.
Ağaçlardan tut da, yeşil bir dal çimeni,
Gök kuşağıyla boyar, bütün çiçeklerini.
Güneşe göz kırpar, nerde kaldı yağmur,
Güneş onun sabrını tartar, “biraz dur”.
Koca bir yaz gelir geçer, mahsul pişer.
İzzet-i ikram eder, bir emirle üçer beşer.
Büyük kavgaların, savaşların şahidisin
Kutsal bir vatan, insanoğlunun beşiğisin
Balçığında, rengarenk açarken çiçekler,
Kuytusunda kurtlar, kuşlar sürüngenler.
Anlından vurulan şehitler, eceliyle ölenler,
Onu parasıyla, aldığını zanneden acizler.
Beşeriyetin kıyameti, yeryüzünün zemini
Gökten gelen rahmetin, ambar-ı hazinesi
2020
Kayıt Tarihi : 10.12.2020 19:09:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!