Toplumsal Cöküsü Tetikleyen Sarmala Dair

Seyfi Karaca
5339

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Toplumsal Cöküsü Tetikleyen Sarmala Dair

Sebep sonuç ilişkisi üzerinde hayatı toplumu ve dünyayı yorup sorgulamayanlar, sürekli toplumsal hayatı yıkıcı yağmacı engellerle donatarak felaketler üreten sarmalın sorun kaynaklı ardı arkası kesilmeyen sonuçlarıyla çalkalanır ve debelenirler. Bu sosyal travmalı cinnet ve cinayet kaosunda medya magazin dizi reklam moda trübün ve köpük köpüğe ve diğer kıran kırana sonucu nereye varırsa varsın umrunda olmayan nispetleşmeleri sahteleşmeleri şiddeti kutsayan rol modelleri en az sokakları kundaklayan katillikler kadar öğretici, üretici, tasarımlayıcı yol gösterici ve azmettiricidirler.

Sebep sonuç ilişkisindeki gelişim oluşum kaynak arıza aksaklık tıkanıklık tetikleyici ve etkenleri sorgulamaksızın sadece olumsuz sonuçlarıyla yakınıp dertlenen toplumlar, artıkça çoğalan sorunların önlemini alıp üstesinden gelme ilmini yöntemini yordamını yolunu bilgisini kuramını ve becerisini asla bulamadıkları gib, üst üste bindiren çöküntü yıkıntı tıkanıklık kaos kargaşa ve yığılmaların kuşattığı sorunlar sarmalında debelenerek varolan toplumsal çürümüşlüğün ivmesine hız artırarak sosyal travmalı cebelleşmeyi nispetleşen ve yarışan şiddetli bozgunlara katlarlar.

Bu büyük bozgun, sebep sonuç ilişkisini sorgulamadan programlandığı modern kölelik esaretine biatçı kul köleliğin kısır ve kurak döngüsünü yaşamaya mecbur kılınan sanayisi gelişmiş kalkınmış katı kuralcı koruyucu mükemmeliyetçi ve disiplinci toplumlarda böyle olduğu gibi, sosyal hayatı baştan sona kendi kaderine terkedilerek azınlık sultasının şahsi keyfiyet dayatmaları dışında hiç bir kanun kaide usül itibar ilişki denge ve kural tanımayan sömürge veya yarı sömürge toplumlarında da odaklanılmış olan soygun sömürü çarpık yapılanmasıyla benzerliği değişmezlikleri aynıdır.

Kimliksizliği örgütleyerek çoğaltılmış derin yoksulluklar kaygılar endişeler kimsesizlikler yalnızlıklar acizlikler umutsuzluklar zorluklar çelişkiler eşitsizlikler çileler özgüvensizlikler hukuksuzluklar bilenmezlikler gerilimler ve mutsuzluklar kıskacında, ağına ve tuzağına bağlanan herkes bulduğu şiddet ve sadistlik eğilimi kamçılayıp uyandıran bağımlılıklarla her kokuşmuş çürümüşlük damarından kendini olduğundan başkaya değiştirmenin dürtü güdümünü kızıl kıyamet kargaşasını afyonlarını ahlaksızlığını soytarılaşmasını yozlaşmasını bozulmalarını saplantılarını sapkınlıklarını ve dayatılmış kurgularını övgü takdir kabul imaj tarz karizma kalıp şekil ve görsel parlaklıklar profili kazanmak için birbirini ezip bastırarak hiç bir kural kanun hukuk kalite ve istikrar dengesi tanımayan psiko manyaklık kundakçılığıyla, toplum değerlerini katleden suç cinnet ve sabıka makinasına dönüşürler.
Çünkü doyumsuzluk kimliksizlik ve nerde ne aradığını bilmeme bilinçsizliğiyle çöplük çukuruna düşmüşlüğün sıfatsız öznesini iyiye doğruya güzele doyurup inandırmanın asla mümkünü ve imkanı olmadığı; ve o halde hiç bir kaçışın savrulma silinti ve süprüntülerinde mutluluk saygınlık huzur güven onur itibar anlam kavram değer şuur bilinç bellek akıl birikim ve dengesini asla tanımlayamadığı ve kuramadığı saplantılı kapılmışlıklarla insandan çok her çeşit soyut ve sahteliğin özentisini seçkinlik farklılık ve üstünlük gösterisinden sayan kalıplaşmış şekilciliğe ve omurgasızlığa alışır ve büyür başına buyruk hayat.

Böylece ( sebep sonuç ilişkisizliğine bağlı insanından yorulmuş , ilmînden yozunmuş, ekseninden kaymış olan toplumsal hayat ve dünya ) sonsuz güzelliklerle donanmış olan su toprak ışık hava güneş zaman ve sonsuz evren, tanıklık ettiğinden okuyup ders çıkarımı yapamayan kendini ıskalanmış bedeni uyumsuz ruh hastalarıyla boşu boşuna yaşam okulunu işlemiş yormuş ve çalışmış olur .

Hayatın kin nefret fitne ve üstün baskın gelme yarışlarında herkesin birbirine misli mislisiyle karşılık verme sinsiliğine pusmuş saklanmış pür tetikte bekleyen insan tipini toplumsal çürümenin sosyal çöküşün ve topyekün yıkımların balına buyrukluğunu yaygınlaştırmak için hır gür cinnet dalaş didiş boğumuyla hiç kimsenin altta kalmayı kendine yediremeyip her şartta hep üste çıkmanın esaret zindanlaşmasını kimliksizliği kalitesizliği kepazeliği rezilliği onursuzluğu ve muhalefetsizliği projelendi ve proğramladı oniki eylül. Ordan da bop sivil yapılanması oniki eylül mirasının sür saltanat ve keyfiyet hükümranlığını olduğu gibi devraldı.

Bu sebeple aralarında yaşadıkları gerilimli bunalımlı geçimsizliklerin şiddetini yıkımını ve hasarını asla onarılmayacak şekilde tüm insanlık değerlerinden yozunmuş küslüğe dargınlığa soğukluğa devre mülkleşmek için her seferinde birbirine daha katlanılmaz ve acımasız olanlarını misilleşen hırs öfke yarış kin dövüş kavga ve sataşmalarıyla ortak hayatı yaşanılmaz ve çekilmez kahrın çilenin kabusun sebep verdikleriyle boğuşan ve didişen sorunlar yumağına dönüştürürler .

Kadın erkek, taşralı kentli, eğitimli eğitimsiz, evli bekar, oğlan kız, genç ihtiyar, işçi işsiz, öksüz yetim, boşanmış veya dul hiç kimseyi kendine özgün kişiliğiyle tanımlamayan zır cahilliğin kundakladığı ve piyasa hükmünün denetlediği kimliksizliğe TEK TİPLEŞTİREN algılar ve alışkanlıklarla herkesin durmadan bulaşıp iliştiği her ard niyetlilik ilişkisinden eksik kusur zaaf açık hata noksan arayarak birbirini aşağılayıp küçümsediği çirkefliğin sosyal bataklığından kendine rol üstlenmeyi, farksız benzeşmeyi, sapkınlığı ayrıcalıklığın hüneri saymayı ve kötülüğü miras edinmeyi itibar onur ve seçkinlik markası sayarak, en ünlü ve şöhretli olanların bu kokuşmuşluk ve çürümüşlük markalaşmasında tüm toplumu aynısına değiştirip dönüştürdüğü toplumsal cinnette ortak yaşamı yerle bir eden afyon ve uyuşturucu barın yahut taşeronları azıp kudururken, herkese psiko narsist şizofrenik sebepli sebepsiz HER AN SALDIRGANLIĞA HAZIR tek tipliğin asosyal donanımını ve kurulumunu sağlayan ; cehaleti yobazlığı gericiliği sorumsuzluğu karanlığı mafyacılığı ve her hakka tecavüzcülüğün kendini kanun devlet düzen yerine koyarak toplumdan ve insanlıktan üstünlüğün istikrarsız düzensiz zorbalığın asalak vitrinine koyan mafyacılığa özenmenin öğretim okulculuğunu yapan dizi film magazin kurgu oyun tezgah trübün klüp marka veya medya süper marketçiliği ve senaryoculuğu, bugünkü toplumsal çöküş çıldırış saplantı ve çürümeyi esir alarak ülke sokaklarını kurumlarını meydanlarını ve her yerini güvensiz sorunlu ve yaşanılmaz kılan her saniyesinde herkesin birbirine odaklanıp kökünü kazıyarak ölüm kalım geriliminden ve bastırılmış sorunlarına yenilmiş olmanın ezip bozduğu umutsuz çaresiz kişiliksizliğinden sıyrılıp benzerine üstün gelmek için azıp kudurduğu bunalım uyuşturucu fuhuş furya hınç öfke nefret şiddet ve mafyatik cinayet ve cinnetlere azmettirici tetikçiler olarak suç ve sabıka sahibiydiler.

Böylelikle soyan sömüren vurguncu talancı yağmacı menfaatçi ve yıkıcı güruhun zevk gösteriş ihtişam ve keyfiyet düşkünlüğünü kolaylaştırıcı güzel dümlü ve bağımlılıkların yozlaşmayı bağnazlığı bencilliği şiddeti ve zorbalığı öven ve kutsayan dizi dekor cihaz eşya fetişizmi ve ruhu bedeniyle hastalıklı cinnet magandasına dönüştüren magazin rahminde doğup ölen kalabalıkların gün ve güncesinde…

Sebep sonuç ilişkisini sorgulamayarak esiri olduğu sorunların sonuçlarıyla cebelleşmeyi yaşam biçimi haline getirmiş kalabalıklara sadece ölüm zulüm şiddet bencillik fanatiklik doyumsuzluk görgüsüzlük hınç kutuplaşma ayrışma kin nefret fitne tahammülsüzlük ve çirkefleşmeler güdümlülüğünü azgınlaştıran toplumsal çöküşlere, algısız ilgisiz esaretlere ve tüketim çılgınlıklarına zorlayarak kendi sür sefa servet kaynak sağlamasını yapan; ve sağladığı eğitimli eğitimsiz tek tipleştirme cehaleti ve değerler erozyonu yıkımlarından sür saltanatlık geçimini sağlayan Bop Eşbaşkanlığı’ nın yaptığı yıkımlarla başarı öykücülüğü yaptığı gibi, sürekli kazandığı seçimlerin bile savunucusu olmayarak evet mi hayır mı oyunlarına ülkeyi Cumhuriyeti ve bütün kazanımlarını ittifaklaştığı komisyon hissedarı yağma yıkımlarla birlikte kotaran ; her yenilmişliği ve muhalefetsizliği büyük bir başarı örneğiymiş gibi gösteren istismar reklamcılığıyla (meydan meydan toplanıp dağılan kalabalıkları kullanışlı atölye sahası olarak kullanarak ) toplumun vazgeçilmez ürünü proğram paketi servisinde sefaleti şiddeti endişeyi korkuyu kaygıyı bozgunu belisizliği herkesin tüketimine sunan Yeni Cehepe muhalefetsizliğinin etkisi katkısı tetikçiliği cürümü kuşatması çevrelemesi kundaklaması ve icraatıyla, kapış kapış tüketenlerse suç dosyasındaki sabıkanın ve vebalin kalabalıklara dağıtılmış hissesine müşteri durumunda. Çünkü kişiyi ve toplumu insanlıktan çıkararak her zorbalığa şiddete kirlenmeye kötülüğe ve dayatmaya uyumlu kuklacılığın soygun sömürü deneği ve soytarısı olunması için bütün sorunlar dertler olumsuzluklar açmazlar korkular kaygılar çirkeflikler kanunsuzluklar ahlaksızlıklar sefaletler felaketler yozlaşmalar , onlar için kurgulanıp tüketilmesi kaydıyla modern esir pazar ve piyasası denetimine sunulmakta .

Kendisine tiksintiyle bakmanın bağımlılık afyonlarına azmış alışmış kudurmuş yalnızlık yitiklik yoksunluk yetersizlik yabancılaşma değersizlik çürüme ve çöküşü kamçılayıp kundaklayan çarpık yapılanmasıyla her saniyesi anlık günlük değişen hortlağa cesetleşmiş insandan en son modelini giyim kuşam dekor tarz imaj ve biçim sanayisinde hormonlaştırma üretimi cinnetiyle olup biten; ve eskisi kullanılmadan çöpe atılan tüketim çılgınlığı iltihaplarına salgınlaşmış kaç göç izdiham tutsağı iş güç yoğunluğudur bütün bunlar .

Nasıl ki vücudun dokusuna ilişip yapısını bozan işlevini tıkayan karakterini değiştiren kurulumunu çürüten canlılığını yorup yıpratıp söndüren ve yaşamını felakete sürükleyerek bahşedilmez yıkıcı hasarlarla bitiren sinir damar ve damarlarının devre dışı bırakılması sonucunun toplamında insanını saf dılı bırakan beden kalp ve beyin ölümü tescillendiği gibi, toplumsal ağları ve ilişkileri kuran sosyal yapıyı bozup çökertip çürüten damarlardan da ünlü şöhretli ve markalı siyaset moda reklam dizi medya sinema tanıtım tasarım trübün tezgah vitrin salon galeri basın yayın piyasa pazar ve magazin viruslarının ortak hayatı saygın değerler ilişki ve itibarında tutan refleks duyumları ve duyarlılıkları olan yaşam dolaşımının damar sinir doku organ sistem bağ kurulum ve iletişim hücrelerine sızıp girmeleri sonucu, toplu intihar nitelikli cehalet korku karanlık sapkınlık lümpenlik belirsizlik kayıtsızlık rezillik tıkanma yozlaşma şiddet cinnet kahır kibir gösteriş fiyaka imaj ve sahtelikler bağımlısı sosyal yıkımlar salgınlaşması ve toplumsal çürümeler kokuşmuşlukları artık hiç kimsenin yadırgayıp sorgulamadığı tepkisizliklerle alışarak uyuşturulmuşluğun kanıksanmış normalleşmeleri algısıyla kısır döngülerin doğal günlük güncesi olmuştur.

Güç ihanet gösteriş istismar ve ihtişam zehlrlenmesiyle kazandığı seçimlerin bile iddasında önünde ardında ve savunmasında duramayan; fakat kendine umut bağlayan sefil ezik yoksul sorunlarla didişip boğuşan toplumun yığınlarını ve kalabalıklarını dolup boşalan meydanlarda büyük başarılara imza attığının matrak geçme makarasına sarıp muhalefetsizliği baskılama büyük icraatıyla övünen rol modelcisi yeni cehepe gibi vesairleriyle koalisyon ve kompozisyon ortaklı yağma talan vurgun sömürü şiddet cinnet ve soygun ekipmanlı bop ittifaklı topyekün irade sahipliliğinin her ne yanlış yaparsa yapsın kendilerini keyfiyet ve çıkar sultasından şiddeti mutsuzluğu sefaleti korkuyu karanlığı cehaleti istikrarsızlığı belirsizliği kaosu kurumsallaştırarak ve her olumsuzluğa zoraki dayattıkları kendilerini yüceltip kutsayan istismar çevrim çarkında doğrultarak kendi muhalefetlerinin ancak yine kendileri olabileceğinin ilahlaşmalarnı sahipsiz sürüklenişlere empoze etmekteler.

Yolunda yörüngesinde giden ortak yaşam duyarlılıklarını veya huzurlu onurlu sakin ve dengeli düzeyli yaşam gayreti çabası umudu niyetlisi olmayı ayıplı yasaklı eksik ve hatalı sayarak, her ilişkide mutlaka acı kaygı keder kabus korku facia felaket damarı arayıp ortak yaşamı değerli kılan ve kuran sanatın en hatırı sayılır duygusunun düşüncesinin müziğinin romanın şiirinin siyaset biliminin ve toplumsal iletişiminin hayatı sönmüş ekseni kaymış işlevi pörsümüş içeriği boşaltılmış aklı vicdanı sağlığı dengesi itibarı ve düzeni bozulmuş hınca hınç yozlaşma afyonlarıyla uyuşturularak sorunlarıyla ağlaşmayı ve dertleşmeyi pazarlayan magazin sergi sınım piyasasında onay kabul ücretlendirme beğeni ve dolaşım karşılığı bulmadığı sürece başka seçeneği olmayan zavallılık enayisi tezgahına konulan toplumun tüketiminde ilgi ve itibardan sayılmadığı sosyal çoraklaşma sonucuna sebebi sorgulanmayan duyarsızlık ve ilkesizliklerle beraber yolunda giden sakin değerli dengeli düzeyli onurlu saygın her şeyin doğasını dünyasını kuralını özgür varlığını özgün karakterini ve yaşam hakkını bozma keyfiyet sadistliği ve kayıtsızlığından dolayı sürüklenip gelindi.
Kim kimi en akıl almaz azgın sapkın ve adi fitne fucur fesatlık taciz tecavüz kalkışma yeltenme saldırı çullanma çökme pusu katakulli şiddet entrika dolap dümen cinayet sapkınlıklarıyla kuyuya itmiş uykusunu bölmüş yardan atmış banyoda basmış yolda kıstırmış kavşakta taramış kabusu olmuş paçasına yapışmış altını oymuş üstüne çullanmış dağa kaldırmış depoya kilitlemiş rüyasına sarkmış baldırını bacağını dalağını ciğerini sökmüş koparmış hayatını felakete üzmüş yanıltmış aldatmış ezmiş kışkırtmış kudurtmuş çıldırtmış dolandırmış kazzıklamış kesmiş doğramış delik deşik etmiş evini dünyasını başına yıkmış yaşadığına yaşayacağına dünyayı dar zor ve pişman etmiş veya kaynanasını karısı yapmış cibilliyetsizliğiyle insanlık seviyesini ve yaşam kalitesini her türlü ahlaksız onursuz ve duyarsızlığa düşüren değerler erozyonundan her türlü insanlık dışı kötülükleri kanıksayıp sıradanlaştırarak, kendi kendisiyle baş edemediği sürekli kaçışların savrulmaları ve Hastalıklı ruh haliyle kene gibi yapışıp sataşacak gerilim hatlarında birinin bulaşmasını bekleyen sosyal bozgunda Acun sor vayvuruk dul gelin kart kaynana yemekteyiz izdivaç organize işler ivedik gora kurtlar vadisi hüldür goldür güldür tarkan sezen ibo seda hülya özcan alişan mahmut mahsun gibi ve benzeri sabah akşam nizah kavga bunalım eziklik ve sosyal uyuşturucu ve arabeskliği aşılayan çöplükten geliyor bu toplum.

Çünkü akıl fikir vicdan onur özgürlük güven özgüven irade algı idrak anlayış kavrayış bilgi tavır duruş huzur saygınlık donanım ve iletişim duyarlılığıyla istisnasız ve ayrımsız herkesi kapsayan adalet hukuk ve sosyal mutluluk zenginliğine gelişip yükselemeyen kişilik ve kimlik yoksunluğu, soygun sömürü piyasa çarkının proğramlı tutsakları olarak sürekli aşağılayıcı aldatıcı ve alçaltıcı değer düşüklüklerinin özenti bağımlısına , magazin ahmağına ve tüketim çılgınlığı soytarılığına ( algı yönetimli ilgi merak imrenti alışkanlık ve bağımlılık dolguları yapılarak) evrilir ve dönüşür. Çünkü sayesinde özgürleştiği kendine hayata dünyaya toplum değerlerine ve insanlığa dair olması ve geliştirmesi gereken özünü insancını itibarını saygınlığını güvencini dilini samimiyetini ilgisini merakını kültürünü sorumluluğunu bilincini ahlakını katılımını yakınlığını fikrini saygısını anlayışını katkısını etkinliğini ve iletişim zenginliğini proğramlandığı kişiliksizlik ve tükenmişlik esaretine yitirdikten sonra ekranlardan akan her şeyi ( bütün kepazelik aşağılık cehalet gericilik kayıtsızlık derbederlik zavallılık kibir ihtiras nefret nizah kuruntu endişe şüphe hurafe şiddet küçümseme ayrışma dışlama talan yağma çürüme kokuşma yozlaşma ve kimliksizlik kulluk köleliği dolgulaması yapan dekorcu piyasacı salgın ve afyonlarla) tanrı vergisi olarak kutsayıp sorgusuz sualsiz günlük öğününe nafakalanan..bu günlerin sebep sonuç ilkeselliğini sorgulamayı ortak yaşam ekseninden ve kütüğünden çıkararak bütüncül n kötülükleri doğurmanın kuluçka evresiydi.

Bu bağlamda..

David Backam’ in karısı, (çağ dışı kokuşmuş bütün gericiliklerin ve gösterişlerin ingiliz ROYAL saltanatına çöreklenmiş imtiyazlı seçkinlik sınıfının magazin gözdesi ) gelinine sert çıkıp sırt döndüğü yeryüzü ekseninde, aynı kur ve kulvar endeksli Tarkan ve Cem Yılmaz yıllar yılı sebeplisi oldukları toplumsal yozlaşma ve çöküşe taze ve geniş çaplı kaynak aktarımları sağlamak için birlikte sahne bağırtıp düetledikleri “ bize ne yoksul ve dar gelirlinin çilekeşliğinden dünya bize böyle herkesten güzel” tantanasını yakıp döndürdüğü üst matrak makara geçidinde toplumun, ana haberler bülteninde “ mega star ortalığı yine yıktı geçirdi “ reklam nitelikli magazinciliğini onca toplumsal kokuşmuş çürümüşlük sonuç nedenseli olmasını irdeleyip sorgulamaksızın enkazına okudu üfürdü durdu.

Bu yüzden bugünün soyut sanal sahte ve yapmacıklıklarla sosyal cinnetin tezgahı kurulup yağma yıkımları kalıcı kabullere süreklileştiren topyekün çürümenin, insanlık ölümünün ve toplumsal çöküşlerin dolaşım ağına her ne pahasına olursa olsun türevlilik çöplüğünde sağlanmış olan kendini her ne pahasına okursa olsun pazarlayıp duyurma paylaşımları, görseller, diziler, sinemalar, modalar , magazinler ,şöhret ve ünlü olma budalalıkları, kişiliği kendine ait olmayan cerrahi müdahaleliğin boyalı etiketli yamalı bulaşıklı estetik kamuflajlarıyla insandan çok sahtekarlık kuluçkalı vitrin mumyasına benzemeye aklını fikrini onurunu saygınlığını düşüncesini duyarlılığını idrakını iradesini bilincini karakterini ve kişiliğini tek cümlelik başkasına katlanmaya anlamaya ve daha fazlasına tahammülü donanımı ve gelişimi olmayan diyalogların iletişim özürlülüğüne yitirmiş morg celseliliğin yan sanayi çeşidi ve kullanışlı dangalak üretim merkezlerine bağlı kuklacılık unsurlarıdırlar.

Hiç kimse hiç kimseye hiç bir şey anlatma imkanı mümkünü ilgisi ve merakının olmadığı gibi, herkesin birbirinden saygısı umudu bağı samimiyeti itibarı değeri aidiyeti sevgisi ve yakınlığı kökten kesik morg türü tükenmişlik kapsamında hiç bir şey anlatma ihtiyacı da duymamaktadır. Çünkü yüzü asık kaşı çatık morali bozuk sinirtirleri gergin surat sürekli bir karış aşağıda hali vakti devamlı gergin öfke ve nefret patlaması yaşayan herkesi yutan bunalım ve gerilim hattında, hiç kimse hiç kimseden hiç bir şey anlayıp dinleyecek güçte huzurda sakinlikte tahammülde donanımda olmadığını her fırsatta dışarı döküp saçmak için içinde boğulduğu cinnet kabuklarını yırtarak her defasında daha inandırıcı olsun senaryolu dizi repliklerinden örneklendiği şiddetli hınç nefret kin intihar saldırı sataşma çullanma izdiham sapkınlık ve zorbalık girişimlerine belli ede ede ve bile bile bulaşıp sürtüşecek ( herkesin ötekini kendi durum ve dengesizliğinden tanıdığı) şer bozgun kargaşa bahane ve bela ölüm kalımları kovalaşmakta.

Ocak/26

Seyfi Karaca
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 18:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!