Toplantı Şiiri - Hülya Kırklaroğlu

Hülya Kırklaroğlu
235

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Toplantı

Zihnimde, neden yazmaya ara verdim diye konulu bir toplantının tam ortasında, birden bire
İstanbul çıkageldi…Elinde ne bir buket çiçek, ne beyaz bulutlardan bir parça pofuduk, ne de avuçlarında bir parça ıslak mavi vardı.

Elini kolunu sallaya sallaya geldi.
Göz göze gelmemizle birlikte:
Kopuş o kopuş toplantıdan, araki bulasın beni Sevgili Günlüğüm✍🏻

Yangından mal kaçırır gibi;
çoktaannn İstanbul kollarına alıp gitmişti beni.

İnanır mısın yol boyu ve hâlâ yağ gibi kayıp düşmedim avuçlarından.
Ya da buhar olup bulutlara yükselmedi ruhum. İmdat diye mi basmıştım içimden çığlığı hiç farkında olmadan… Nedeni, niçini bol toplantı kuyruk gibi ardımda kaldı şükürler olsun.

Bunu aslında bile isteye yapmadığıma yemin ederim. İstanbul ayarttı ve sanki neden artık yazmaya ara verdim konulu toplantının sonuca ulaşamayacağını da hissetmiş gibi yardımıma koştu.
Bunun birde geri dönüşü var fakat bunu düşünmeyi şimdi öteliyorum.

Adı üstünde İstanbul işte; nerede neyi yapacağını, veya nerede nasıl davranışsal imdat çığlığımızı duyacağını biliyor, bir hafızası, bilinci var şüphesiz. Ona yazdığım şiirleri unutmuşta değil vefalım…

Efendim?
Efendim Sevgili Günlüğüm✍🏻 bi dudak mı büktün sen?
Burnuma kıskançlık kokusu geliyor, doğru mu bu koku?

Efendim?
Affedersin, sana olan sevgimden, özlemimden önce İstanbul’a olan hayranlığımı mı dile getirdim.
Eh bu günlükte böyle olsun ne olacak ki?
Bak İstanbul’un kollarındayım içimdeki yaşama dair sevincimi körüklüyor. Aklımda yine sen farkında değilsin tabi isyankarım benim.

Sen benim aynam. Derdimin dermanı ✍🏻 başımın tacı.
Ömrümün sonuna kadar seninle sohbet etmekten vazgeçmeyeceğim “de” işte bazen bir şeyler oluyor…
Koşturma diyerek çıkamam işin içinden. O tatlı veya yorgun koşuşturmalarda sayfalar dolusu hikayelerimiz var oluyor ve onları kaleme alınca ölümsüz oluyorlar.

Çoğu zaman yıldönümü gelince hatırlatıyor Facebook; işte o an kalbimde tarifi imkansız bir duygu, o güne tutunuyorum. Anlayacağın hangi gün, ay veya yılsa geriye giderek gençleşiyorum.
Yazmanın mucizesi bu. Yazdıklarımızı paylaşmak ise ayrı mutluluk. Kendimizi, kendimize yazmaktan başka bir şey yapmıyoruz.
İddiamız yok, ama kimse duymasın ne zaman kalemi elime alsam kıyıdan köşeden kibir geliyor. İtiraf edeceğim ki kibrin bu denli güzel olduğunu bilmezdim. Kalemle sarmaş dolaş olmalarını seyretmek ise keyif veriyor. Yazılarda hissediliyor mu, orasını bilemem, öne çıkıyor mu, bir adım geride mi duruyor ya da mesafesini kafasına göre mi ayarlıyor o kısım onun özgürlük alanı, karışamam yanarım!

Ayrı bir güç duygusuda veriyor insana, her insanda var olan kibirden bahsediyorum. Kendini gösterdiği ekranlar farklı. Görebilen görür, duyar ve okur…

Sevgili Günlüğüm aaaa aşkolsun bize✍🏻merhaba demedik daha farkında mısın?
Nasılsın diye soramadım henüz… Sende halimi hatırımı soramadın…
Seni iyi biraz bana incinmiş gördüm. Amannn boşver her zamanki hallerimiz işte😉
Hava açmak üzere, yağmur çiselemeyi kesti güzel şeyler konuşalım lütfen…
Beni soracak olursan sonsuz şükürler olsun Rabbimize iyiyim, mutluyum, sağlıklıyım, huzurluyum.
Çok tatlı farklı etkinlikler yaşadığımı söylemek isterim bu günlerde. Dünde öyleydi, bir önceki günde. Aslına bakarsan zorlukları cımbızla çekip çıkarırsak batık kılları kopardığımız gibi, geriye hayatımıza dair nefis bir manzara, pürüzsüz ten kalıyor, tablo gibi. Duvara as git gel seyret.
Çok şükür yazılan kaderime. Dünyadaki rolüme şükürler olsun ve seni bana bahşeden Rabbimize ayrıca ayrıca Hamd olsun.
Adına kabiliyet diyorlar✍🏻
Allahın verdiği lütuflardan birisin…

Bunca kelime, bunca hikaye ve ölene kadar yazsam yazsam yazsam varlığımın yeryüzünde ki amacının bu olduğundan eminim. Henüz bir kitabım yok biliyorum ama olsun kalemimiz var defterimiz var en önemlisi sen varsın…Beni bir tek imla hatası aramadan, sen okur ve belkide bir tek sen anlarsın…

İçi dışı bembeyaz bir binada oturuyorum artık. Her yer bembeyaz.
Taşınma sürecim beni oldukça yorsada değdi. Tüm yorgunluğuma değdi ve işte o anlarda yazmam sekteye uğradı.
Toplantıyı buraya taşıyorum bak, nereye gidersen git… İster İstanbul’un kollarında ol, ister Datça’nın serin sularında zihnindeki tüm toplantılar, seminer ve konferanslarda seninle geliyor.

Hülya Kırklaroğlu
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 12:15:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!