Hoca yolda giderken,
Birisi ensesinden,
Tokadını indirmiş.
Hoca o an inlemiş!
Arkaya dönüp bakmış,
Adamı tanımamış.
Tokadı vuran adam,
Demiş ki: — Özür Hocam!
Arkadaşa benzettim,
Şaka yapmak istedim...
Hoca yutmamış bunu,
Kolundan tutup onu,
Götürmüş mahkemeye.
“Tokatla vurdu” diye,
Onu şikâyet etmiş,
Cezalansın istemiş.
Meğerse tokat vuran,
Güç alırmış kadıdan.
Şöyle söylemiş kadı:
— O kasıtla vurmadı.
Senden rica edeyim,
Affet de göndereyim.
Hoca yine yutmamış,
Bu bir oyun anlamış.
Adamı affetmemiş,
“İlle cezası” demiş.
Kadı, demiş adama:
— Sen de gördün Hoca’ma,
Rica ettim, yalvardım.
Bir sonuç alamadım.
Bir tokadın ezası,
Bir altındır cezası.
Çıkar da ver cebinden,
Yoksa getir evinden...
Adam demiş ki: — Baktım,
Cebimde bulamadım.
Eve kadar gideyim,
Bir solukta geleyim...
Adam evine gitmiş,
Uzun süre bekletmiş.
Hoca’nın sabrı taşmış,
Yan taraftan yaklaşmış.
Ensesinden kadıya,
Tokatla kıyasıya,
“Şırak!” diye indirmiş.
Kadıya şöyle demiş:
— Yahu efendim kadı,
Bu iş epey uzadı
Bana gelecek altın,
Tokat yerine kalsın...
Kayıt Tarihi : 21.3.2025 01:15:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!