Sevdâ çeşmem akar güldür güldür
Hadi gel yârim yüzümü güldür
Aşkın sembolü kırmızı güldür
Hadi gel aşkım bahtımı güldür
(14 Kasım 2005/ İstanbul)
Aşka gel
Aşkla gel
Aşkınla gel
Aşkıma gel
Hadi gel artık
Bekletme beni
Görmedim ve duymadım
Nefsime de uymadım
Geceler gündüz oldu
Yerimde ben saymadım
Yerle yeksân günâhlar
Her evin ihtiyacı vardır bir kütüphaneye
Doldursun hep rafları her gün ilim hazinesi
Okuyunca yükselir bir insanın seviyesi
Okumayanın evi döner bir kütükhaneye
(28 Ağustos 2007/Balıkesir-Ören)
O, ol dediği takdirde herşey oluverir
Kiminden alır mülkü kimisine de verir
O, dilediğini yapmaya güç yetirendir
Hiç kuşkusuz onun varlığı ebediyendir
(26 Ekim 2007/ İstanbul)
Uğrunda çileler, acılar çektim
Gönlüm tarlasına sevdânı ektim
Seninle âdetâ tek bir yürektim
Seni sevdim ammâ, sen gel bana sor
(16 Ekim 2005/ İstanbul)
Uzaklarda kalan tatlı bir anı
Sevgiyle gülen o güzel gözlerin
Hüzündür aşkımın hep dört bir yanı
Hâlâ kulağımda baldan sözlerin
Yüreğimden gelen sonsuz bir arzu
Kalbinizden silinsin dert
Mutlulukla dolsun her fert
Fırtınalar esmesin sert
Bayramınız kutlu olsun
Seneler bir bir bitse de
O'dur hayat veren, sağlık veren, can bağışlayan
Kur'an'ında Cenâb-ı Mevlâ etmiş bunu beyan
Sen elinden geldiğince her an Hakk'a kulluk et
Ömrünü boşa geçirip de etmeyesin ziyân
(13 Ocak 2008/ İstanbul)
Şiir, gönül tepesinden tüm dünyâya bir bakıştır
Gönülden gönüle, nehir gibi berrak bir akıştır
Aşkı ve sevgiyi cümle âleme bir haykırıştır
Sevgiliye mısralarla her dâim bir sarılıştır
(21 Mart 2007/ Şiir gibi İstanbul)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!