Almanya Tühringen eyaletinde giden pazar günü yerel yönetim parlementaryasi icin yapilan secimde alinan sonuclara göre sosyalist söylem kayit ve kökenli DiE LINKE ( Solcular ) yüzde otuzbir oy oraniyla birinciligi, Neo -Nazi ekol ve külliyat kökenli AFEDE ( Sagci Irkcilar) ise yüzde yürmi üc oy hisse payiyla ikinciligi kapti kacti ve siyasi oyun sahnesi noterciliginin zimmetine nufus kagidi cikartti.
Hani kapana kisilmis kafes ve esaret carsisinin her saniyesi plan program dahiline amansiz bir selilde herkesin hicbiryere müsadesiz özgün tavir koyup, özgür iradeli durus ve tavirlar sergileyemeyecegi raf düzeneginden sonsuz sinirsiz hizli yarislara esitlendirilerek devamli carki dönen kampanalar haricinde hicbir varis yeri ve cikisi olmayan cinnet cenderesiyle kosullanip disipline olmak; ne dogal dengelerde hayati mümkün kilan tabiatin karakterine uygundu, ne de akil fikir vicdan bilgi beceri özgürlük ahlak onur sorma sorgulama hak ve yetki sahibi kisilik karakterliligin ilgisi veya itibariydi. Kendini yasadigi dogal dünya ile özdestiren soyut -somut bütün degerlerden hic bitmeyen ilgisiz itibarsiz takipsizlige uzaklasip soguyarak korkunc bir yabancilasmanin planli programli YALNIZLASMASINA bitip tükenen insanlik, kapandigi tüketerek TÜKENME tutsakliginin disina cikamama bagimliliyla amansiz bir sekilde dayancini güvencini direncini tepkisini duyumunu duyarliligini cok kullanisli kulluk kölelige buyurup disipline eden ezici alcaltici kücültücü ve öldürücü baskilamalar hükümranligina yapilip bozuldukca kendine hicbir etkinligi olmayan yenilmislik, degersizlik,caresizlik,acizlik, hiclik, kifayetsizlik takaslayip terbiyeleyen teslimiyete talim ve tesis olur.
Yasamin sapasaglam yol ve yordaminda dünya ve insanlik hayatini cevrilip dönen yörüngesinden kopup uzaklasan her paramparcalanmalar gibi kendine ilgisi itibari özgürlügü akli fikri azalip tükenen insan, biriken sorunlarinin ölümle esdegersizlige kusatan ve aninda kullanip cöplestirdigi tüketim mahkumiyetiyle bogan bunaltan kara deliginden kurtulup cikamadikca her debelenisini son kalan özgün degerlerini cöplügünden kurtulamadigi sistematigin yalanina talanina vurgununa soygununa siddetine gerilimine bunalimina planli tatiline programli güldür güldür gülmecesine projeli agidina ve duygu sömürükleyen acilarina her türlü uysal uyusumlar icin bükülüp, sarsilip, bozulup, yozlasarak kiyasiya bir kilitlenmisligin sürüm güdümülügüyle suretini sifatini yitirir. Sadece kosullanmis kampana carkiyla telasi bol derdi cözümsüz etrafi cember kusatmasi yapay ve kimyasallar cesnisi otamatiginde hiz kosustururken, hicbir etkinligi olmayan emir-buyruk kaliplar cinnet cenderesi altindaki amansiz baskilanmalarini kendi icine biriken ezilmis üzülmüs yorgun gergin ve her an siddete egilim gösteren yatkin yaygin HASTALIKLI üretilmis nesnellerden farksiz carsi-pazar breyselidir artik. Tüm bagimlilik ve duyumlari kin fors caka kostüm sekil bicim nefret bencillik bagnazlik hirs güc servet gösteris iktidar dogmalariyla bilenmis baglanmis bu kilitlenme, herkesin derin gömütler icinde kendi zifir karanligiyla zindanlasip kapandigi ilgisiz duyarsizlikta her an herkes patlamaya hazir infial ve izdiham külliyati gibidir. Kimsenin kimseyi degerli kiymetli ve vazgecilmez insandan saymadigi umarsiz duyarsizligin tam da burasinda yalnizlastigi yabanciligin korkusunu ürküsünü kaygisini bilinmezini acmazini yorulup titreyerek gidermek icin kaybettigi akli fikri düsüncesi sorumlulugu emegi üretimi vicdani ve ahlakiyla degil, icinde kayboldugu ve icabina koyulastigi yalan yanlislar cöplügüyle karsilik bulmaya calisir.
Bu yüzden hem yasadigi toplumsal kültür ve bilincten mahrumlasip icabina tutsaklastigi tüketim ve konsum esaretini harcanip tükenirken, aklindan fikrinden ahlakindan vicdanindan sözünden özünden özgürlügünden itibarindan ilgisinden soguyarak yutuldugu mahkumiyetin önde gidenine hayranlik besledig kadar yüksek sicrayislarin mecbur birakildigi hilesine hurdasina haramina kültürsüzlügüne kabaligina afyonuna uyusturulmasina düsüklük gösterip tenezül eder. Sürekli kapali kaldigi bu ucu bucagi cepecevreli SERBEST PIYASA AVCILIK ve KÖLELIK cenderesi denegi, bir türlü varlik gösterip kendini duyuramadigi yasamdan ve insanliktan kopuklugunu herkesten soguyarak emroldugu kadar emredebilecegi ALT KADEME esya ve nesneleriyle kendini tamamlayip adamdan saydirmalari titreyip cirpinir. Isanlardan kacarak asiri EV HAYVANLARI edinme egilimi hayvanlara olan yasama sevincinden cok, ic girdabinda kitlik kiran hancer sancilari cevirip dönen kivranislarin tüm umutlari, heyecanlari, hayalleri, hisleri, hevesleri, bitmis örsümüs yasam yorgunlugu bunalim ve gerginliklerine dair kusatip kafesleyen tutsakligin öldürücü yabancilasma disa vurumu ve sinirsiz sonsuz YALNIZLASMA ifade bildirimidir.
Bu bakimdan herhangi bir yeryüzü zenginlik cografyasini yahut ülksini gözüne kestirip özel planina projeleyen küresel katillik yayilmaciligi bilinen en gercekligiyle her türlü Toplumsal bilinc ve Sosyal –siyasal yozlasalari ön asama devriyesine koymadan asla diledigi sonuca ulasmasi ne mümkündür ne de olasi. Kisaca özetleyecek olursak Türkiye odakli her türlü BOP fiil ve faaliyetini yayilip yerlesme ard niyetiyle yola cikan yer yüzü süklükleri, ` müritligine adandiginiz seyhiniz sizinle Allah arasinda sahitlik edip kefiliniz olacak olanlarinizdir. Yanlis bile yapiyorsa mutlak sizin bilmediginiz bir sey vardir. Ona karsi gelmek Allaha karsi gelmek gibidir cürüm ve günah sahibi olursunu`…yalan yamuk yanlis dessas hinlik cinlikte fitne feristahlik taslayan fermanlarla toplumun aklini azmini ahlakini inancini güvencini itibarini idrakini zihnini iradesini kisilik hakkini insanlik gücünü sorma yetkisini ve sorgulama hakkini kuraklastirip tüketim bagimlisi cöplüge dönüstürenlerin fiil ve faaliyetleri her ne idiyse, herhangi bir reklam raf ürünü kafa bulandirma cihaz veya aygit ürününden hic farki olmayan dört kare ekran toplumsal haneye tecavüzün GÜLDÜR GÜLDÜRLÜGÜ eya Recep Üvedügü veya Cok Güzel Hareketler Bunlari veya Eyvah Eyvah Vizyontel Mucize Ikisi, veyahut Sorvayvuruk Hiyar Acunu ; bire bir ayni teciz ve zehir zikkkim algi asilamasi yapiyordu.
Türkiye`nin bütün buralardan yanilarak yanlis üstüne yanlis bindirip biriktirdigi Bop servis ve hizmet istasyonculugunun dönüm noktasi olan Baris Pinari Harekati`na dönük nasil ki Amerikan Temsilciler meclisi sayisiz tehdit asagilama yaptirip mektup ve AJANDALARINI isletip yürürlüge koyarken, Fransiz Macron hükümet bülteni taaaaa LAWRNCEK saykis Pikoluk iz ve yol takipci Miterand kargasa ve piyon ciflik üreticisi mal ve mühimmat pavyon isletmeciligini öncelleyerek, ardinda duran Alman- Ingiliz Bop cümbüs alem meclis halinde Türkiye`yi kinama karari aldirtmis..
Türklerin Avrupa Topluluklarindaki yüzyila yakin ortak yasamlarina dair hicbir somut sorunlar deger ve derinliginde kendi bildigi ve kosulladiginin disinda hicbir ciddiye alinir önemle ses, cagri, duyum, bildiri, tartisma, sorma, paylasim, sorgulama, yüzlesme, yakinlasma, sempati, empati, irdeleme yahut incelemelerde kaydi bulunmayanlain en basinda gelen LOKOMOTiF ALMANYA, sadece kendine kapali kilitlenmis sifrelerine bagliligin duruma göre övmk duruma göre sövmek maksatli kimi nasil nerde ne nicin ne sartla ne zaman ne kadar idare edip kullanacagina dair sanattan sipora, siyasetten sosyeteye paravanladiklari secilmisler sayesinde yükleyip programa koyduklariyla bugüne kadar sürekli türklerin varliklari horlandi, dislandi, ötelendi, baskilandi, yok sayildi ve görmezden gelindi.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta