Tesettür ve kadın
Tesettür kadınlar için fıtridir. Yaratılışı gereği erkeklerden daha latif ve zayıf olan kadınların, vücudunu yabani bakışlardan koruması tesettürle mümkündür. Tesettürün niteliği üzerinde çıkıyor bazı sorunlar. Yani kadın örtünecek de nereye kadar… Başını örtmeli mi? Bacağını, göğsünü, belini, boynunu gösterebilir mi? Kimlere, neresini gösterebilir? Bu husus kişiden kişiye farklı olacaktır, elbet. İslam dinine mensup bir kadın ile Hıristiyan, Musevi veya ateist bir kadının örtüsü aynı olmayacaktır. Zaten bütün sıkıntı burada yaşanıyor. Maalesef, dinler ve kişiler arası bu farklılıklar bir türlü kabullenilmiyor. Herkes kendi tarzını dayatıyor!
Yapan bilir, bilen konuşur kaidesince; insanı yapan en iyi bilir! Tesettürün ne şekilde olacağı yüce kitabımız Kuran da gayet açık belirtilmiştir. Bu konuda İslami görüş belirtilecek ise ayetler konuşur, insan susar/susmalı…
Nur Suresi /Ayet:31
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,




iyiki müslüman değilim
Sevgili HİPNOSİA yorum için teşekkür ederim.
Dikkatli okumuşsunuz.
Fakat görünen yerlerdeki parantezin kalkması sonucu etkilemiyor. 'Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar.' Burada başta bir örtü olması gerektiği ortaya çıkıyor. Fakat şekli nasıldır orasını kişilerin tercihine belki bırakmalı. Tanınmayacak kadar kapalı olması zaten kabul edilemez.
Yorum için tekrar teşekkürler.
tesettür konusunda yorum yapmayacağım,ancak ayet in meali konusunda bir sıkıntım var ki,ayette yalnızca'2görünen kısımlar müstesna ''ifadesi geçmektedir,parantez içerisinde ki el,yüz açıklamaları ayetin aslında yoktur (pek çok ayette olduğu gibi,amaç konusunda iyi niyetli olamıyorum)ben de şöyle düşünüyorum ki,acaba bu parantez içinde ki kısımlar ayette olmadığından,Kur'an da zamanlar üstü olduğundan,sade bir biçimde ifade edilen ''görünen yerler müstesna'' parantez açmazsak ne anlama gelebilir,zamanlara uygunluk açısından böylesi daha uygun görülmüş olması da muhtemeldir
Tesettür konusunda hürriyet var elbet fakat kişi kendi rızası ile seçmiş olduğu dini inancının gereğini yerine getirmek için yapıyor sa tesettürü; burada İslam dini için Ayete bakıyoruz. Ayette yüz el gibi görünen yerler istisna zaten. Ortadoğu ülkelerinde Ayetin üzerinde bir tesettür yerleşmiş vaziyette. Ayrıca haremlik- selamlığın da abartıldığını görüyoruz. Biraz da kişisel bir konu aslında. Kişisel tercihe müdahale edilmesinin de bir ölçüsü mutlaka olmalı. Toplum içersinde tanınmayı güçleştirecek şekilde tesettür zaten sakıncalı. İnsan yüzünden tanınır. Kadınlar için göğüs ve bacakların örtülmesi toplumda tanınmasında bir mahsur oluşturmuyor. Saçlarından da insanı tanımak mümkün değil. Yüz açık ise yeterli aslında.
Saygılar.
İslam dinine mensup bir kadın ile Hıristiyan, Musevi veya ateist bir kadının örtüsü aynı olmayacaktır. Zaten bütün sıkıntı burada yaşanıyor. Maalesef, dinler ve kişiler arası bu farklılıklar bir türlü kabullenilmiyor. Herkes kendi tarzını dayatıyor!
evet müslümanlar farklıdır ve farklı olmalı ama diğer dinlerden farkımız olmasına izin vermiyorlar:( ki işte..
Değerli Sitemkar (Feride Bektaş) hanımefendi. Yazı isminden de anlaşılacağı üzere tesettür ve kadın üzerine.Yani farklı görüş ve anlayıştaki kadınların tesettürü ve bu tesettürün niteliğinin anlayış içersinde kabul edilmesinin toplumu rahatlatacağı ve İslami bakılacaksa Ayetlere bakılmasının daha uygun olacağı üzerine... Toplumdaki ahlaki yozlaşmaya dair yüzlerce örnek verebiliriz. Bir örnek siz vermişsiniz. Toplumun farklı kesimlerinin birbirini hazmetmesi uyum sağlayacaktır. Çekişmeler geriye götürüyor... Teşekkürler,Saygılarımla.
Tabiki Ayete inanan birkimsenin hiç itrazı olamaz.
Lakin size şahit olduğum bir olayı aktarmaya çalışayım.
Benim Tekelde çalıştığım dönemlerde.Günlerden Cuma.Herkes(ERKEKLER)kendince bir telaşla Camiye yetişme acelesinde.Bende o anda çarşıya çıkmam içap ediyordu.Benim tam çaprazımda başına takke takmış üç işçi bey önlerinde de bol şalvarlı iki kadın yürüyor.O üç bey adeta adımlarını küçülterek o iki kadının ardından gitmeyi ve arkalarından da ağza alınmayacak sonderece şehvi(özürdilerim,lütfen beni bağışlayın)sözler ediyorlardı.Kendilerini öylesine kaptırmışlar ki arkalarından kim var ,kimler geliyor farkında bile değiller.Ben o konuşmaları duyduktan sonra adımlarımı iyice küçültüm beni farketmesinler istedim.
Üstat burda sebep mi günahkar yaksa sonuç mu ?
Bence bu dini vecibeleri ötesinde tamamen aile içi eğitimle,aile içindeki ahlakla ilintili bir durum.Yoksa inanan neyin haram neyin helel olduğunu az çok akli balik olan herkes bilir.
Şayet kişide; benim anam,benim bacım,benim kızım,benim eşim diyip öte tarafta da diyerleride bena ne zihniyetiyle hareket edildiği zaman senin yakınında birilerin kötü emellerine mazhar olur.Yani 'bana ne bana değmeyen yılan bin yaşasın' dememiz doğru olmaz sanırım.Yani bu bir kısır döngüdür.Bugün bana yarın sana....
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta