Ayırma kınalı sevdiğim, yolları,
Kriz geçirip bunalıma girersin.
Arar yaralı gönlün sadık dostları,
Bulamayınca her gün çile çekersin.
Etrafında kalmayınca seven kimse,
Çöldeki taştan beter yalnızlaşırsın.
Biri saçıma dokunup sevse diye,
Sokak başında çocuk gibi ağlarsın.
Ağarır günden güne siyah saçların,
Her gün kara gözlerin yaşlı gezersin.
Kendinden kaçıp teselli bulmak için,
Her gece kadehi peş peşe içersin.
Unutmak isterken benim bu yüzümü,
Son gülüşümü daha çok hatırlarsın.
Dayanamayıp resmime bir bakarsın,
Hüzünle eğilip, öpersin gözümü.
Bir gün “Ah vah, ben ne yaptım?” dersin,
Kafanı taşlara vura vura ezersin.
Gün gelir meydanlara çıplak inersin,
Güzel hayalimin peşinden gezersin.
Benden umudunu temelli kesince,
Bir anda dünyayı durdurasın gelir.
Aklında sevda, aşk yelleri esince,
Başka bir özel dünya kurasın gelir.
Yeni bir hayata başlamak istersin,
Pembemsi bir rüyaya dalmak istersin.
Benim içinde olmadığım bir şehre,
İzlerimi silerek gitmek istersin.
Ama olmaz, gün gelir acı katlanır,
Böyle kederli yaşamaktan bıkarsın.
Günün birinde o yüreğin darlanır,
İlelebet derin uykuya dalarsın...
Olmaz, yine tutuşalım el ele,
Ben hâlâ doymadım tatlım aşka, sana.
“Anca beraber, kanca beraber” diye,
Kayda geçen yeminli sözün var bana.
Ne bu dünyada, ne de öbür dünyada,
Bensiz yatağında rahat edemezsin.
Gözlerinde yaşlar varken hâlâ,
Beni bırakıp bir yere gidemezsin.
Ayırma kınalı sevdiğim yolları...
Gel, kapat aramızdaki yaraları...
Ben hâlâ doymadım tatlım aşka, sana...
Anca beraber...
Kanca beraber...
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 02:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!