“Bu nasıl bir terazidir hafız… Tartmaya terazim yetmiyor, gömmeye arazim yetmiyor.”
İnsanın hayatında öyle yükler olur ki, onları tartacak bir ölçü bulunmaz. Vicdanına ağır gelir, aklın kavrayamaz, kalbin taşıyamaz. Sanki terazinin kefelerine koysan, taşar da taşar; ne denge kurulur, ne adalet bulunur. Çünkü öyle şeyler vardır ki, sıradan bir hata ya da küçük bir dert değildir; insana ömür boyu eşlik eden, nereye gitse peşinden gelen bir vebaldir.
Ve bazen, insan gömmek ister. “Toprak örtsün, sessizlik sarsın, derinlikler saklasın” der. Ama öyle acılar, öyle günahlar vardır ki; toprağın genişliği bile yetmez. Nereye gömülse taşar, nereye saklansa ortaya çıkar. Çünkü bu yük, insana yazılmış bir kader gibi sırtında taşınır; ne terazide hafifler, ne arazide kaybolur.
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta