[Başlangıç ve Nizam]
Zerrelerden kürelere, her şeyde bir imza var,
"Bilemem" diyen dilde, bitmek bilmez niza var.
Kaosun ortasında, bu ne müthiş intizam?
Tesadüf dediklerin, aslında sonsuz bir nizam!
[Madde ve Hayat]
Cansız atom birleşip, nasıl "can" olur söylese?
Kör kuvvetler bir araya gelip, "gör" olur mu hiç sence?
Toprak "ben" diyemezken, sen kiminle konuşuyorsun?
Maddeden mana çıkmaz, neden hala susuyorsun?
[Ahlak ve Adalet]
Eğer her şey yokluksa, nedir bu doğru ve yanlış?
Ahlak dediğin kural, sence bir evrimsel kurgu mu kalmış?
Mazlumun ahı kalırsa, nerede kalır adalet?
İmansız bir vicdan, sadece koca bir sefalet!
[Verse 4: Kur’an ve Meydan Okuma]
Asırlar geçti bak, tek bir harfi sarsılmadı,
O’nun gibi bir kelam, beşer eliyle yazılmadı.
Meydan okur zamana, "Haydi bir benzerini getir!"
Aklın karşısında duran, bu mucizeyi bitir!
[Akıl ve İrade]
Sana bu aklı veren, akıldan mahrum olabilir mi?
Sana irade sunan, senin hapsine girer mi?
Kendi varlığın bile, bir Yaratıcı'ya muhtaç,
Hakikat kapısını, sadece teslimiyetle aç!
[Agnostik Çıkmaz]
"Bilinmez" deyip kaçmak, bir fikir değil kaçıştır,
Kendi aklına bile, en büyük bir aldanıştır.
Güneş ortadayken, göz yuman karanlıkta kalır,
Şüphe bir uçurumdur, insanı dibe alır!
[Davet]
İslam bir nurdur elbet, sönmez üflemekle o nur,
Kalbe huzur verince, kalmaz hiçbir gurur.
Tenkit ettiğin din, varlığın tek gerçeği,
Uyan ey gafil artık, kopar o zincirleri!
[Nakarat]
Tenkit et bakalım, ne kalacak elinde?
Bir "belki"nin hapsi, sönük bir kelime!
Güneş her sabah doğar, Hakikat tek hece,
İslam’dır o ışık, dağılır her gece!
[Verse 8: Kelimelerin Derinliği ve Bilim]
"Arapça öyle değil" diyerek bükersin dilleri,
Görmezsin kelamdaki o muazzam izleri.
"Genişletiyoruz" derken göğe, "meali bu değil" dersin,
Hubuk (Yörüngeler) geçince, "rastlantı" der geçersin.
Senin lügatin dar, Kur'an'ın ufku derin,
Kökünde saklıdır o, keşfettiğin her şeyin!
[Embriyoloji ve Dağlar]
"Alak" dedik, sülük gibi yapışan o cana,
Sen "pıhtı" deyip geçtin, bakmadın mı hiç sana?
Dağlar birer "kazık", kökleri yerin dibinde,
Jeoloji haykırırken, sen kaldın lafın gerisinde.
Lügat parçalamakla hakikat örtülmez sakın,
İlim ilerledikçe, İslam’a daha da yakın!
Afşin Dualı
Kayıt Tarihi : 2.2.2026 05:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
AÇIKLAMA Zariyat : Evrenin genişlemesi (Mûsiûn kelimesi). Agnostikler genelde "o genişlik sahibi demek" diyerek geçiştirirler ama kelimenin aktif yapısı genişleme eylemini ifade eder. Mü'minun ve Alak Suresi: Embriyonun rahim duvarına asılı durma aşaması. "Alak" hem sülük hem de asılı duran şey demektir ki embriyonun o evredeki görüntüsü ve işleviyle birebir aynıdır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!