Gök kubbenin altında doğmuş adım,
Rüzgârla konuşur, toprakla susarım.
Atalarımın izi var her adımımda,
Bir çağrı gibi çarpar kalbimde Tengri.
Unutmadım köklerimi, unutamam,
Bozkırın sesi hâlâ damarlarımda.
Bir kurt ulur gecenin en derininde,
Ben o seste kendimi bulurum.
Ey Mavi Gök, ey sonsuz kudret,
Yolumu çizen görünmez el,
Düştüğümde toprağa değil sana yaslandım,
Çünkü bilirim, ruhum senden bir parça.
Adım bir yankıdır eski zamanlardan,
Ne tamamen geçmişim ne de sadece bugün.
Köklerim derin, dallarım göğe uzanır,
İkisi arasında ben bir yolcuyum.
Tengri, eğer duyuyorsan içimdeki sesi,
Bil ki arayanım hâlâ hakikati.
Ne bir saray istedim ne altın taç,
Sadece özümü, kendimi bulmayı.
Ve bir gün rüzgâr adımı alıp götürdüğünde,
Toprak beni sessizce saracak,
Ama ruhum, özgür bir kuş gibi,
Yine sana yükselecek, ey Tengri.
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 10:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!