Oyy temmuz...
Süphan'ın karını eriten temmuz,
Ne zamansız yangınların varmış.
Canlar kavrulurken kızıl alevlerde,
Teğet geçti bulutlar,
Yağmadı,yağamadı yağmurlar...
Bir kırlangıcın gagasındaki su,
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Küller,küller orada
Küller yağlı,küller ağır
Küller alevlerin utancı.
Yağmurlar yıkayamaz.
Rüzgarlar savuramaz.
O hayatımda en utandığım gündü... Hala acı acı esiyor aklımda. O günden beridir ki soranlara 'mezhebim yok benim' dedim, bütün ayrımlara inat Muhammedi'yim sonsuza kadar. İnsan olabilmek adına çok güzel bir şiir kutluyorum değerli Şairi, saygılar.
bu muhteşem şiire 1 puan veren arkadaşı kınıyorum....
ve sevgili dost,güzel şiirinizi beğeniyle alkışlıyorum....
Ben de kaldım; dilimde güzel bir şiir tadı. Aklımda 2 Temmuz, Toz duman Sıvas'ın külleri.
Bir vahşeti, böyle şiir diliyle anlatabilmek için engin ve şiir gönüllü olmak gerekir.
Duyarlı yüreğine sağlık şair dost.
saygıyla.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta