Ellerimle büyüttüğüm o bahçe kurudu artık,
Tek bir yaprak yeşertmeye mecalim kalmadı.
Ben koştukça yollar uzadı, ufuklar karardı,
Sevgisizliğin o soğuk duvarına çarpmaktan yoruldum.
Bir dokunuş beklerken bin sitemle dönmek,
Gözlerinde bir ışık arayıp karanlıkta sönmek...
Meğer tek kişilikmiş bu koca aşkın yükü,
Taşımaya çalıştığım o ağır yükten yoruldum.
"Belki"lere sığındım, "düzelir"lerle avundum,
Seni kendime, kendimi sana hep savundum.
Ama çabasızlığın o sessiz, sağır boşluğu;
İçine çekti beni, ben o boşlukta kayboldum.
Şimdi bir veda borcum olsun bu dilsiz eve,
Hiç duyulmamış feryatlarım kalsın geride.
Gidiyorum; içimdeki kadını kurtarmak için,
Kendi kıymetimi senin insafına bırakmaktan yoruldum.
Ardımda kırık bir heves, eksik bir hikaye...
Sana kalan sadece sessizliğim olsun.
Çünkü bilirsin; sessizlik, kadının en ağır vedasıdır,
Ben artık o dilsiz vedada nefes alıyorum.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 20:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!