Ne şimşekler çaktı
Ne duygular aktı
Ne gemiler battı
Ne yaşlar parladı o yosun gözlerinde
Ne zindanlar karardı,
Ne zincirler boşandı Nora
Ne yıldızlar döküldü kanayan bağrıma saçlarından
Nobran rüzgarlar hep sana çarptı
Fırtınalar her dem sende koptu durmadan
Islak gözlerim hep sana baktı
Hep sende takılı kaldı Nora, hiç kımıldamadan
Pencerelerde günle başlayan yağmur
Buğulu camlarda hep sen varsın
Kıvrım kıvrım sızan su şeritlerinde
Yağmurun parmakları ve değirmi yüzünle
Hep sen varsın, gözlerinde elem ve hüzünle
Gölgelere gömülü dünyalar, inleyişler, feryatlar
Boğucu gecede yükselen habis uğultular
Her gelen gün gidenlerin sevgilisi
Ruhumun uçurumlarında meçhul pırıltılar
Deniz, şiir ve huzur, zamanın ta uzaklarında
Bak soluk bir ışık camları ağartmada
Derin ve sıcak sesler duyuyorum içimde
Sisler ufkunda yeşim ışıklar parlamakta
Bendim seni hüzün kuşlarından soran
Issız kıyılarda izlerinle ağlayan bendim
Bendim her Eylül seni melûl yapraklara soran
Yaslı ağacımızın altında sensiz hıçkıran bendim
Bir gün geleceğim zamanın dışından sana
Geleceğim bir mezardan senin yeşil deryâna
İki cihanın birleştiği o sevda ağacımızın altına
Yaşamdan sonra
Ölümden önce
Cennetim, cariyem, kadınım, mihr-i nazarım
Geleceğim acıların gülümsediği gizemkâr diyarına
Kayıt Tarihi : 18.5.2025 15:43:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!