Taşradan bir kız geldi, o kadar masum ve saf.
Konuşmaya utanır, bakardı; tuhaf, tuhaf.
Sadeydi, çekiciydi; Allah’tan güzelliği
Hanım, hanımcık idi; bu onun, özelliği.
Gördü şu İstanbul’u; düştü onun, çarkına
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Düşündürücü akıcılığıyla güzel bir şiir.Maalesef yaşadığımız bu dünya yabancı özentiliğine fazlaca düşkün gençlerimizi aile örf ve adetlerinden yavaş yavaş uzaklaştırıyor.Saygılar.Tebrikler..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta