ah usta.
bu bir dert değil artık,
adı konmuş bir suskunluk.
sorarsan, cevaplarım külden olur.
anlatırsam, kelimeler yaralı dökülür.
o yüzden
ne sen sor,
ne ben anlatayım.
taş olmuş kalbim benim,
yalnız sertliğinden değil,
çok beklediğinden,
çok inandığından,
her seferinde yeniden kırılıp
yeniden ayağa kalktığından.
bir kalp düşün ki
acıya alışmış,
ama umuda küsmüş.
işte oradayım.
eskiden bir yağmur yeterdi bana,
bir bakış,
bir anlıyorum deyişi.
şimdi mevsimler geçiyor üstümden,
hiçbiri dokunmuyor.
toprak suskun,
tohum yorgun,
güneş bile mesafeli.
ah usta,
insan her yarasını düşmanından almaz.
bazı darbeler,
en yakın sandıklarının avcunda gizlidir.
ve en ağır olanı şudur,
bağırarak değil,
sessiz sevilmeyerek ölür insan.
ben çok sustum,
çünkü konuşmak iyileştirmedi.
çok anlattım,
çünkü anlaşılmak istedim.
ama gördüm ki
her kulak duymaz,
her göz görmez,
her omuz yük taşımaz.
şimdi kalbim taş.
ama bu bir kabuk,
bir savunma.
kırılmasın diye sertleşmiş,
dağılmasın diye ağırlaşmış.
içinde hala bir su var belki,
çok derinde,
çok utangaç.
yeşerir mi usta ?
bilmem.
belki bir gün
sorulmayan bir soruyla,
hesapsız bir iyilikle,
beklemeden gelen bir merhametle.
belki de hiç.
o yüzden gel,
ne sen sor,
ne ben anlatayım.
bazı kalpler konuşarak değil,
zamana emanet edilerek iyileşir.
ve bazı yeşermeler,
gürültüyle değil,
sessizce olur…
Mustafa Alp
04/02/2025 02.00
Kayıt Tarihi : 5.2.2026 01:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!