Bir ömrü
koydum gönül terazime.
İyilikleri, kötülükleri
bir yudum merhameti
bir ömürlük susuşla tarttım.
Kimi dost sandım,
kırıklarla çıktı karşıma.
Kimi düşman bildim,
duamda yer etti sonra.
Meğer gönül
ne incitince susar
ne de sevilince konuşurmuş;
o, sadece hakka doğru
usulca eğilirmiş.
Ben,
kendimi koydum en ağırına.
Sözlerimi, susuşlarımı,
yarım kalmış yüzleşmelerimi,
gecikmiş pişmanlıklarımı
aynı kefeye bıraktım.
Bir kefede “haklıydım”lar vardı,
öbüründe incinen yüzler.
Haklılık ağır geldi belki,
ama kalbim
hep öteki tarafa kaydı.
Gönül terazisi şaşmazmış:
Niyet gizlenmez,
bahane tartmazmış.
Ne eksik saklanırmış orada
ne fazla taşınırmış.
Şimdi
teraziden çekiyorum elimi.
Ne kazanç derdim kaldı
ne kayıp korkusu.
Hakka doğru eğilen gönlümle
razı olmayı öğreniyorum.
Bir gün bu tartı da kalkacak.
Geriye
hafiflemiş bir kalp,
suskunlukla arınmış bir niyet
ve sustuğum yerlerden
geçen bir rahmet kalacak.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 07:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!