Arzın dönüm noktası, bak! Coğrafi keşifler,
Bulunca pusulayı durmaz artık kâşifler.
Coğrafi bilgi artmış, cesur gemici rehber.
Okyanuslar ötesi, artık başlıyor sefer.
Yol arayıp duruyor, batı doğuya muhtaç,
Böyle nereye koşuyorsun?
Birden coştukça coşuyorsun.
Dertlerini mi boşuyorsun?
Deli deli akan şu Çoruh,
Acaba sende var mıdır ruh?
“Dedemin Aziz Ruhuna İthaf Olunur.”
Dedemin mermer mezar taşı
Dimdik durur kıbleye karşı
Üstünde hep al güller açar
Benim doğduğum topraklar Asya, Avrupa ve Afrika’nın merkezi konumunda olan Anadolu’nun bağrındadır. Buradaki insanlar, Anavatan Orta Asya’dan göç edip gelen Oğuz Boylarının Dede Korkut neslinden olan Baksı Türklerindendir, bu yüzden benim köyümün adı Baksı’dır.
Benim doğduğum bu topraklarda her sabah güneş umuda, aşka, sevdaya, hasrete ve çalışma azmine bir başka ihtişamla doğar. Tabiat erkenden ışıl ışıl uyanır, güne Bismillah diyerekten erkenden başlanır.
İklimi bir başkadır benim topraklarımın kışları çetindir, bembeyaz kar örtüsü itinayla boyar etrafı altı ay yerden kalkmaz. Yağmurlar karlar üstüne sağanak sağanak yağar, dağdan taştan cepheye koşan ordu gibi seller sular akar. Karışır deli Çoruh’a coştukça coşar. Kabardıkça kabarır tıpkı benim sevdalı yüreğim gibi. Kimi zaman da bir bakarsınız süzülen bir gelin gibi nazlı nazlı da akar deli Çoruh. E! Ne dersiniz o bir Karadenizlidir. Bereket sunar çevresine. Yolu uzundur uzanır Batum Delta ovasına doğru.
Bir küheylan hızıyla, geçerken topraklardan,
Dağlara ferman sesi, duyulur uzaklardan,
Aldı bağrımı ateş, gönlüm hicrana yandı
Göçmen kuşlar misali ben hicretten hicretten
Özlemin kanatları ufuklara dayandı
Şiir oldu lal dili ben hasretten hasretten
Bulutların gözyaşı firakla filizlendi
Duvara tırmanacaksın, ay çocuk!
Etrafı batırdın mucuk mucuk,
Uslu dur yaramazlık yapmazsan,
Sana alırım kırmızı gocuk,
“Şiddete maruz kalan hanımlarımıza”
Benim sevda çiçeğim sana nasıl kıyarım,
Bütüne varmak için sendedir diğer yarım,
Sebeb-i nüzulümsün anam, bacım eşimsin,
Gece sessizliğine serenat gizil dizen
Gönül haritasına bitmez umutlar çizen
Mekân onda gizliyken imkânsızlığa gezen
Umulmaz poyrazlarla her uğultuyu sezen
Nerde bitmez çileler aşığın feryadı mı?
Ateşi Aslı olan yoksa Kerem adı mı?
Dağları aştı bulut kutsal uzaklar ardı
Semavi yüreğinde nice umutlar vardı
Aşk adına haykırdı rüzgârlara yalvardı
Elemin iniltisi onu serden kopardı
Yıldırım sevdasını apardı yar apardı
Hala karagözlerde sevdasıyla nazardı
Gece karanlığını yırttı salanın sesi
Asumanı kapladı şehitlerin nefesi
Gecenin gizemiyle sarıldı bayrağına
Kurşun yedi top yedi gövdesi ayağına
Vatan dedi vatandaş fırladı yatağından
Tekrar dirilir gibi dirildi toprağından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!