...........................................'diril ey tarih! şimdi şeytana
...........................................................................şirk vaktidir'
aydınlatılmış bir köprü altı kadar sıcağım
bir düşe kanat çırparken isli bedenim
ayrılık sancısında büyür çocuk içim
yolsuz aşkların yolcuya hasret durakları
..
neresinden bakarsan kardı yaşadığı
sıkıştırıp kuytu köşede vurdular birgün
eğildi başı hafifce düştü öne
tarih gibi bir yiğide kıydılar birgün
çarpık dişlerinde kaldı tebessüm
kuralsız sevdasını yaşamadan gitti
..
Bir yangın akşamı geldim İstanbul’a.
Her yer feryat figan, kaçışıyorlar sağa sola.
Kaldırımda çökmüş bir ana, sarmalamış, yavrusu kucağında.
Gitmem diyor, kalacağım İstanbul’da.
Önce Allah, sonra İstanbul diyor.
Hangi tarih böyle bir şehir yazıyor.
..



