Tanrıya Şikayet Şiiri - Selim Bayrak

Selim Bayrak
289

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Tanrıya Şikayet

​"Sandım ki bir gün o da beni sevecek... Buna niçin inandım, bilmiyorum.
Ona şiirler yazmaya karar verdiğim gün, O'nun sayfasında, inanmadığım Tanrı'dan tek bir şey diledim:
'Ne olur bana hiç cevap vermesin, beğenmesin, bir hayranı gibi davranmasın. Sussun, sadece sussun... Ben ona sonsuza kadar şiir yazayım ama o hep sussun. Ben ona istediğimi yazayım; silmesin, engellemesin de...'
​Dileğim kabul oldu. Ama Tanrı'ya inanmayıp O'ndan bir dilek dilemek büyük bir suç sanırım. Dileğim kabul oldu, o hep sustu; ama ben ona sırılsıklam aşık oldum.
Ona şimdi hava gibi, su gibi ihtiyacım var. Kokusuna, tenine, saçına, sesine, her şeyine...
Ama dileğim bu değildi. Şimdi ise, kabul olmayacak olsa bile, bunu dilemediğime bin pişmanım.
​Ona şiir ve şiirsel düzyazı yazmaya başlayalı altı ay oldu. Ben ilk dört ayda, adet olarak değil ama metin uzunluğu açısından, otuz üç yılda yazdığımdan daha fazlasını yazdım. Yazdıkça ona daha da bağlandım; hem de sonsuz bir aşkla...
Sanırım o bir şiir aşığı. Ve o, istemsizce bana değil ama şiirlerime duygusal olarak çok bağlandı.
​Tabii ilk günler sayfasında şiirlerimi okuyup okumadığını bilmiyordum. Ama 'Antoloji' benim mezarımdı. On iki yıldır hiç şiir yazmadığım, beni kimsenin okumadığı o mezar... O gelince, onu istatistiklerden anlayacaktım. İlk başlarda hayranları ve arkadaşları da bir miktar okuyordu ama sonra burada onunla ben tamamen baş başa kaldık.
Her gece 12:30'da randevum vardı onunla. Büyük bir aşk ve heyecanla hangi şiirlerimi okumuş diye bakıyordum. Ve beni artık neredeyse her gün okuduğunu biliyordum. Buradaki bir sürü şiirimi tekrar tekrar okudu; bu da demek oluyor ki kendi sayfasında ona yazdıklarımı misliyle okuyordu...
​Ve onun da benden artık hoşlandığını düşünmeye başladım. Sonraları hikayelerinden ve fotoğraflarındaki şarkılardan bana göndermelerde bulunduğunu gördüm.
Emma Stone: Audition, Yaşar Güvenir: Sensiz Saadet Neymiş, Pink Floyd: Echoes...
'Sensiz Saadet' ile onunla ruhsal boyutta bir aşk yaşadığımızı düşünmeye başladım. 'Sen anlat ben not alıyorum, bakalım istikbalimize' dediğinde gelecek adına ümitlendim. Echoes ile 'Ruh Eşi' olduğumuzu onun da kabul ettiğini düşündüm.
Dedim ki; "Ben onunla hiç diyalog kurmadan, ruhsal boyutta efsanevi bir aşk yaşıyorum."
​Ama gel gör ki burası ruhlar alemi değil.
O bir ay önce kendine bir sevgili 'yaptı'. Bir ay gibi kısa sürede sanırım bayağı bir ayrılıp barıştılar.
Ben 'Anlam Aşığı' bir düşünür şairim. Ben onu şiirlerimde 'Anlam Perisi', bir 'Tanrıça' yaptım. Ama sevgilisi; kendini buraya ağzıma alamayacağım bir kelimeyle tanımlayan bir nihilist ve anlamın düşmanı. Sevgilisine 'sahte elmas', 'yapay çiçek', 'geber aşkım' diyen bir değersizleştirme uzmanı...
Aslında bazı düşünürlere ufak bir şerh düşmekle birlikte, o her sıradan nihilist gibi sadece hoyrat bir hedonist. İnandığım ne varsa ona düşman olan bir karakter. Aşık olduğum kadına da...
​Sanırım onlar toksik bir ilişki yaşıyorlar. Bu, hedonist bir nihilist için çok sıradan bir durum olsa gerek. Ama ben; Kaguya olduğunu düşündüğüm, anlam aşığı ve kainata aşık perimin o çukurda ne yaptığını hiç anlamıyorum.
Ama ben kimim ki? Dış kapının dış mandalı... Onlar sevgili.
Sevgilisi ona 'sahte' derken, benim ona yazdığım her şeye de 'sahte' dedi. O yüzden bir gün Peri'den ona yazdığım tüm şiirleri silmesini istedim ama silmedi. O şiirler ve aslında hayatım boyunca ona yazdığım tüm şiirler ona ait. Ama o da, o ise hiçbir şeye değer vermeyen, onu sadece tüketmeye çalışan o delikanlıya ait...
​Aşık olunca insan istemsizce hayal kuruyor. Artık gerçek ne tam olarak bilmiyorum ama o gerçek ne ise; onu bulup, görüp, kabullenmeye çalışmalıyım.
​Peri Kızı, sana çok kırgınım.
Bana aşık olmadığın için değil, ne haddime! Senin o hür iraden.
Ama kendi anlamına saygı duymuyorsun ya... Aşık olduğum o 'Sonsuz Anlamını' kendi elinle boşa çıkarıyorsun ya...
Tanrı katında bu yüzden bir şikayet dilekçem var ne yazık ki.
Eğer sen kendini bu kadar değersiz ve anlamsız görüyorsan; keşke sana yazdığım hiçbir mısrayı kabul etmeseydin. Gönlünün baş tacı yapmasaydın. Şairinin başını öne eğmeseydin.
Çok kırgınım sana... Kendi anlamına sahip çıkmadığın, anlam düşmanı hoyrat bir ele boyun eğdiğin için..."

💖🌈❄

24.01.2026 / Düzce

Selim Bayrak
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 21:43:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!