Tanrılar ve Oyuncak Şiiri - Halil Sürücü

Halil Sürücü
51

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Tanrılar ve Oyuncak

Kim bilir kimin koynunda?
Tanrını diyorum, büyük olanı.
Kimdir günlük kıyafetleriyle denize atlayan?
Dostumdur, içimdir.

Reddettiğim her şeye tövbe etmeliyim
Okuyanlar içinden harf meşrepli biri çıkıp tam da bunu söyleyebilir, şaşırmam.
Kabul ettiklerim ne olacak? Bilhassa.
Bir tanem senin de yolların ağlamaklı imiş
Islaksın pek âlâ
Ayıptır söylemesi seni bir hint tanrısı fısıldamıştı kulağıma
Detay vermek gibi olmasın,
Yarın adını da bilmem adımı da.

Emojilerin tanrısıydı biri
Ona şüphe nazarıyla baktık biz seksenlerin bebekleri
Yesek midemize oturur yemesek aç kalacağız.
Ne yapsak?
Tanrı dediğin yenir mi?
Sırıtır mı!

Tanrılarımı kılıçtan geçiren birileri olmadı değil
Onlar armağandılar; kimi ile akraba falandım kökten
Ama daha yüzlercesi var sağ
Aralarında büyük savaşçılar gördüm,
Pek şakası olmazlar gördüm.
Şeyinin son damlasına kadar vuruşanlar gördüm
Sanırsınız tenleri ruh aynası
Hem boşuna tanrı dememişler.
Bu bahsi atlayamam;
Göğsümün oralarda kan gövdeyi götürüyor bazen
Hep onun yüzünden, o tanrı avcısının
O kafaya koyduysa kafanızın içinde bir cenk meydanı kurar
Ve o an göğsünüz kıyısız bir sahra olur
Kupkuru, susuz, cehennem gözesi
Bir bakmışsınız çekmiş kılıcını adamımız
Öz nefesi için canını ortaya koyuyor
Ve etrafta binlerce kopuk tanrı kolu!
Vaktiyle sarıp sarmalayan...
Kimi ayrılmışken bile gövdesinden,
Zıplar durur yerinde
Göğe doğru ve çiğneyerek toprağını
İçimin duvarlarını acıta acıta aşındıran da onlar
Kanının rengini aldığım, suyuna gittiğim de
Ve beni kendi öz sabahımdan koparanlar.

Hele kopuk bacakları
Şuursuzca sağa sola koşuyor.
Başları yerde yüzlerce tanrı
Yüzünüze hâlâ bakabilmek için
Kardeşlerim, sevgilim!
Yoksa karanlık bakışlarınızı nasıl aklayacaktım?
Nasıl sevebilecektim içten?
Bir merhabanın belini inciten şey ile
Nasıl arkadaşlık edecektim yoksa?
Bazıları kimi aşklardan olma üvey
Bazıları bizzat içinden inançlarımın
Bazıları yaşamak gerekliğinden.
Ne demiştik
Bizi ayakta tutan bazı büyüler..
Kimi yüz
Kimi kız dudağı henüz açılmış
Kimi sol memesi bir akarsuyun
(Eleonora)
Borç almışlığım kimi
Geç kalmışlığım okul otobüsüne.

Bir inziva tanrısına küsmüştüm bir keresinde
Hiç unutmam diye başlamalıydı bu cümle
O, yüzünün ne kadar aydınlık olduğunu bilmez.
Göğün dünyaya yakın bir yerinden şarkılarıyla,
Beni kandırmaya çalışırdı.
Yemem o ki:
Elini tutsam ruhuma giden damarlar yeniden belirirdi
Saçında bir Raya beklesem rengi değişirdi cennetin
İstiklal'i yürüsek bir ev olurduk sonunda
Gökyüzü yataklarını tek kişilik yapan onun bakışlarıydı
Gözlerinden sonraki bakışları...
Ben bir inzivayı bir daha uyuyacak olsam,
Yine onun renginden yola çıkarım
Yine onun sesinden
Yine onun nefesinden...
Yine ona söz veririm cennet için...
Oysa uykum açılıyor günden güne
Yerine sıradan tanrılar koyuyorum
Tapıyorum bile bazen
Başka türlü olmuyor

Sonra da yüzlerce tanrısı olanlar görüyorum
Pek ses etmiyorum
Ben de o kardeşlerinizden biriyim homo sapiens sir!
Diyet programları, vücut geliştirme, happy breakfast.

Sözüm ona hiçlik, kuytu, sergüzeşt.

Halil Sürücü
Kayıt Tarihi : 3.3.2016 23:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!