Sen gidince geceyle perşembeyi karıştırdığım bir günde düğüm atmayı unutmuştum.
Ben o günden beri nefesimde bir küfür saklıyorum.
Şimdi istersen dön gel, istersen as kendini uçurtmana fark etmez.
Ben sen gidince kırmızıya boyadım kimliğimi.
Kalbimin yerini hala şaşırıyorum ama sen gidince öğrendim ağrımın yerini.
İnsan ağrıyan yerini bilince, kalbinin yerini şaşırıyormuş.
Sen gidince ben zaten hep ağrıyormuşum dedim.
Ağrıyormuşum…
İki şiir büyüttüm senden sonra, biri kitap oldu; diğeri hala saklımda.
Sadece senin anlayacağın sözler pişirdim ruhumda,
Bir kaçını hediye ettim sana,
Bazılarıyla kanlı bıçaklıyım hala.
Umudunla sınanman için bazı anlaşmalar yaptım Tanrıyla…
İdamına karar verilmiş köpeklerden biri gibi, yaşamaya devam edeceğimi sanıyordum yalnızca…
Ben senin kapında aç ve susuz,
Ben senin kapında yalınayak ama güçlü,
Kapında ve çaresiz,
Yorgun, masum, kirli ama kapında…
Ben senin kapında umudumla sınandımsa;
Sana o kapının ardındaki huzuru ben vermiştim, hatırla!
Bataklık köpeğiydim ben.
Bu bataklığın köpeğiydim ben.
Ama artık çok geç;
Düğüm atmayı hatırladım.
Senin, perşembenin ve bazı sokak köpeklerine kast edenlerin…
Kayıt Tarihi : 1.2.2026 19:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!