Gel son yaprağı beraber koparalım dalından
Yine 'sevmiyor' çıkacak bu papatya falından
Birer dost gibi vedalaşıp yürüyelim hadi
Uzansın gitsin varsın, çıkalım sevda yolundan
Ne ben zümrüd-ü ankayım ne sen bir masalsın
Döndür plağı barmen,ses gerek bize
Kaldır,şu yan masada sızanlar da dinlesin
En dip köşede karışmadan meclisimize
Kendince enlenip yazanlar da dinlesin
Yine gelsin şişe, eski meclislerden kurak
O bir şarkıdır derinlerde içlenir
Mızrapta teller ağlar teranelerce
Öyle bişey ki adına sevda denir
Bir bakış yeter bir bakışa senelerce
Şarkılardan korkuyorum
Bir başka oluyor melodilerle sensizlik
Adını koyamıyorum işte
yüreğimden başlıyor önce
Henüz bastırmadan gece
Deviriyorum şişeyi bir dikişte
Seni yitirmenin sonu yok mu
Ey şuh-u dil-ara
Söyle, neden gazel düşer
Dembe-dem eşcara
En çorak yerinden susadım
Gönlümün
Çiçeklerde aradım kaybedince seni
Yalnız gül değil,kıskanır gonca seni
Bencileyin seven var mıdır?
Bir düşün umarsızım,sence seni
Bu kaçıncı gecedir ki 'Bu sabah tamam.' diyorum
'Şu gecikmiş itirafı akşama komam.' diyorum
Gün burnuna karanlıkla değişiyor kararım
'Belki unuturum, belki umursamam.' diyorum
Yeni akşamlar, yeni sözler, yeminler...
Seni çiçeklerde koklamıştım,
Dikenler üstünde,yalın ayak.
Sana gaklıklarda kanmıştım.
Yağmurumdun,
tepemde sağanak sağanak.
En bakir övgüleri sana dermiştim oysa
Kızıl bir alev olur bulutlara doğru
Tünek vakti saçların semaya ağar
Gözlerin yağmur yüklü, yüzün dupduru
Melekler alnından aydınlık sağar
Düşlerim hazırlıksız girer günün rengine
Her baharın ölümüdür
Zamansız düşen kar
Çiçek bile tinsel kokar
Tin tiyniyet ölü müdür?
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!