Tahtsız Hakan
Ankara’da yaşıyor,
soğuğu ezberlemiş bir adam,
kaldırımlar tanır onu
ama selam vermez.
Gri binalar arasında
kendi sesine âşık,
çok konuşur—
kelimeleri bol,
anlamı eksik.
Kızılay’da yürürken
ayağı değil
vicdanı üşür.
Çayını açık içer,
hiçbir şeyin koyusuna cesareti yoktur,
adamlık dahil.
Bir Hakan var içinde,
tahtı olmayan bir hükümdar,
işsizliği saltanat edinmiş.
Gevezeliği tek sermayesi, kendisi boş.
CV’si hafif,
bahaneleri ağır,
“potansiyelim var” der
potansiyel mesaide yokken.
Ve kimse yüzüne söylemez
ama şehir onu kayda geçirir:
Bazı insanlar başkentte yaşar,
Hakan ise sadece boş konuşur,
söyledikleri rüzgârla uçar,
elinde kalan hiçbir şey yok..
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 18:22:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



