Hz. Behlül bir gün Hârûn Reşîd'in taht odasını boş buldu ve çıkıp tahta oturuverdi. Bunu gören askerler onu kamçı ile dövmeye başladılar.
Askerler vurdukça o: “Vah Hârûn Reşîd. Vah Hârûn Reşîd!” diyordu.
O esnâda halîfe geldi ve manzara karşısında donup kaldı. Askerleri uzaklaştırdıktan sonra:
“Ey Behlül! Bu ne hâl?” diye sordu.
Behlül: “Senin için ağlıyorum. Burada tahtı boş bulup bir an oturdum. Bu kadar kırbaç yedim. Sen ise senelerdir bu tahtın üzerinde oturuyorsun. Hâlin ne olur diye düşündüm.”
Hârûn Reşîd: “Peki ne yapmam lâzım?” dedi.
Behlül: “Mademki bu yükün altına girdin. Zulme meyletme. Adalet üzere ol. Böylece tahtında otur!”
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta