Tahliye Şiiri - Yorumlar

Emirhan Oğuz
3

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Martılar çığlıklarla geçtiler
bunlar ritsos'un - martıları dedim
hayır, bunlar benim martılarım - dedi

Bir dost şubat'ta çıkacakmış - dedim: anımsadın mı, hani bir kurşun
kurşunların erişemediği gizli bir ufku vardır diyen...
Anımsadım - dedi: elleri midye kesiği, ayak bileklerinde mavi diken

Tamamını Oku
  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra 24.02.2011 - 16:27

    ritsos
    Büyük Yunan şaiiriymiş.
    Eğer ridsos bir şair ismiyse R büyük harfla yazılır diye biliyorduk.Belkide yazım hatasıdır.Şairi tanıyanlar güzel yorumlar yapıyorlar.Yalnız Sayın Mehmet Binboğa nın pasta yakıştırması hiç uymamış kel alaka bir benzetme olmuş bence.Ustad Necip Fazıl ın suçu neydi ki?Emirhan Oğuz da suçu olmadan girmişse elbette üzülürüz.Ancak şiir hapishanede yazıldı diye herkes beğenecek diye bir kaide mi var.

    Cevap Yaz
  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa 24.02.2011 - 15:49

    Son günlerde yayımlanan şiirler daha ziyade düşünsel ağırlıkta şiirler olduğundan,vayvillimli şiirlere aşina dostlarımız kızmaktadır.Oysa insanın bütün ömrü aşk,meşk,gaydırıguppak vaziyetlerinde geçmez.Bazen de adamı alır götürürler suçunu dahi bilmeden yıllarca soğuk ve karanlık damlarda yatırırlar.Meselenin haklı mı haksız mı olduğunu tartışmak şöyle dursun,temiz bir çamaşıra bütün mülk-i Rum'u verir insan.Bu şiir de onlardan biriydi,yaşanmış olaylardan sonra yazılan şiirlerde yüksek sanat aramak 'ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin.' absürtlüğünden başka bir şey değildir. saygılar.

    Cevap Yaz
  • Yüksel Nimet Apel
    Yüksel Nimet Apel 24.02.2011 - 15:39

    Aşk yaşatır.

    Bindokuz yüz otuzlarda yağmur yağardı
    bin dokuzyüz seksenlerde de yağdı
    bin dokuzyüz doksanlarda da
    sen hep ordaydın
    yağmur senin pencerelerine
    bir başka yağardı
    hüzünlüydü gök yüzün
    adeta ağlardı yağmurların

    çiçekler açtı
    çiçekler soldu
    bebeler doğdu
    ölümler oldu

    karlar yağdı dağların yamaçlarına
    sadece o eş oldu gecelerine
    gün kaç kere doğdu
    kaç kere battı perdelerine
    hep o hayalle yaşadın
    seni yaşatan sevdiğin kadın
    mektuplar yolladı yıllar yılı
    giysiler ütüledi itinayla
    koyup aşkını içine
    bohçaladı
    sen hep onunlaydın gece ve gündüz
    gerçekte ve hayalde

    hiç yaşamaz açmaz dedikleri saksı çiçeğin
    sabrınla sevginle sulandı
    yılmadın
    yalnız değildin sen hiç yalnız kalmadın
    nasıl da geçti kırk yıl dile kolay
    sonunda ihtiyarladın
    ve genel af çıktı
    çok şaşkındın
    sarsak ayakların ve yorgun kalbinle
    gidip gdip duvarları okşadın
    kırk yıllık arkadaşlık hatrına

    n'olur çık git
    çık git n'olur ölmeden
    ölmeden çık git
    oyalanma ne olur
    kucakla güneşi bahçenin ötesinde
    çay bahçesine git yine sevgilinle
    sahildeki restoranda yemek ye

    asırlık çınarın altında seni bekleyen o
    yaşlı kadınla

    Yüksel Nimet Apel

    bir filmden esinlenerek yazdığım eski bir şiirim.

    20/Mart/1994/Erenköy/İstanbul



    Cevap Yaz
  • Ulvi Ziya
    Ulvi Ziya 24.02.2011 - 15:33

    Aklın almaz , saldırırsın düzene...
    Çamurlar atarsın , seni üzene...
    ''Şair , iktidara,muhalif olur''; (!)
    Saçmalık bu , biraz doğruluk dene ...

    Cevap Yaz
  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa 24.02.2011 - 14:54

    ..........................................................................
    Öncelikle RİTSOS'un martıları nedir? Şudur:

    Kız Kardeşimin Türküsü

    Göklere inanırdım eskiden,
    ama sen, denizlerin
    derinliğini gösterdin bana,
    ölü kentleri,
    unutulmuş ormanları,
    boğulmuş gürültüleriyle.
    Gök şimdi yaralı bir martı,
    süzüldü denize.
    Sana kargaşalığın üzerindeki
    köprüyü kurmaya çalışan bu el
    kırıldı.
    Bak bana:
    ne kadar çıplak ve suçsuz
    duruyorum önünde.
    Üşüyorum, bacım.
    Kim getirecek bize
    ellerimizi ısıtacak güneşi?
    Susuyorum. Dinliyorum.
    Kimseler geçmiyor
    gecemizin karanlık sokağından.
    Yıldızlar kazaya uğramış
    karanlık surların
    ucunda sendelerken
    koparıp alınan bir kartalın
    paslanmış gözlerinde.
    Bağlı ellerin
    kapıyor çıkış yolunu.
    Yalnız senin sesin
    adımlıyor gecenin dehlizini
    çarparak taşlara
    uzun kılıcını.
    Vakit geç.
    Ölüm geri çeviriyor beni.
    Hayat istemiyor.
    Ben şimdi nereye gidebilirim ki?



    çeviren: Cevat Çapan

    Yannis Ritsos

    Ardından Emirhan Oğuz şirinin naif ve o kırılgan duygulanmaları...

    Nazım'ın,HAPİSTE YATACAK ADAMA ÖĞÜTLER şiirinde olduğu gibi Emirhan Oğuz da yerine gidecek olana,ya da bu özne yeniden kendisi neden olmasın,bir takım öngörülerde bulunuyor.Tahliye olmanın,hayata yeniden karışmanın şaşkınlığında yaşama sevincini eski bir dosta rastlamak kurgusunda veriyor.'Martı' göstergesi belli ki özgürlüğü karşılıyor,içeri düşenin pencere demirinden bir martı görme aşkıyla saatlerce göğe bakması, salt özgür olabilme içgüdüsüyle açıklanamaz. O beyaz martı genelde dünya sosyalizminin,Türkiye özelindeyse devrimci mücadelenin ulaşabileceği son şahikayı temsil eder.Nazım'ın:
    'hapiste on yıl onbeş yıl daha fazlası hatta
    geçirilmez değil,geçirilir;
    yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir.'
    dizelerindeki,insanın en kıymetli hazinesinin umudu olduğu,gerçeği; Emirhan Oğuz şiirinde martı sembolüyle somutlaşır.Diyalog şeklinde verilen konuşmalar da aslında insanın içsesi ve ne çare ki yalnızlığının hüzünlü bir ağıdı gibi şakıyıp durur yüreğinde.

    Cevap Yaz
  • Yüksel Nimet Apel
    Yüksel Nimet Apel 24.02.2011 - 14:39

    Yorumlarıyla yolumuzu aydınlatanbiz okuyuculara fikir jimnastiğ yaptıran arkadaşlara teşekkürler. Yanlız ne varki bu şiir dedim dedi şiiri değil. Belki şiirselliği fazla yok ama tema'sında dram var şair bunu çok güzel anlatmış; acındırmadan küfre düşmeden acılarını şiirselleştirme çabası olan bir yazarın şiirini ancak anlayabilmek ve paylaşabilmek için kendi adıma ben de çaba göstermek isterim.

    Şair Yannis Rittos'un martıları barış şiirleri olabilir.

    Google' sadece şiirlerini araştırmak, bir kez daha göz atmak için baktım. Oysa kütüphanemde değerli şairin şiir kitabı var ama, internet insanı tembelleştiriyor.

    Cevap Yaz
  • Yüksel Nimet Apel
    Yüksel Nimet Apel 24.02.2011 - 13:56

    Şair burada yunanlı şair Ritsos'un martılarından mı söz ediyor anlayamadım. Yarım hekim can yıkar yarım hoca din yıkarmış üstteki tesbitimde yanılabilirim araştıracağım. Bu şiir ilk okuyuşta anlayamadıklarımdan oldu.

    Şiir çok hüzün verici ve çok bizden bir şiir. Sevgiyi, ilmi güzellikleri böyle mi muhafaza eder bir zihniyet? Daha çoğalsın daha tomurcuklansın, daha da dal budak salsın diye mi? Bir kıskançlık bir kadir kıymet bilmezliktir gidiyor. Ne diyelim gelmiş geçmiş olsun gönül yara almasa dil yanmasa böyle güzel şiirler de çıkmaz herhalde şairi kutluyorum.

    Cevap Yaz
  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra 24.02.2011 - 13:45

    En etkili yorum Sayın Osman Tuğlu nun yorumu bence de.Dedim dedi şiiri işte böyle olur.Zevkle okunur.
    Anlaşılması için dirsek çürütmüş tercüman aramaya gerek kalmaz.Avamında havasında aklından çıkmaz.

    Cevap Yaz
  • Ali Tekmil
    Ali Tekmil 24.02.2011 - 13:02

    Ne Antika Martıymışsın!

    Sığacık Koyu’nda tepeye
    İki şişe şarap diktim
    Delirmiş gözleriyle iki martı
    Gerilip gerilip kızıl ateşler yağdırdılar
    Şişelerimi vuramadılar

    De be üstad
    Şu antik denizlerin martıları
    Ne antika oluyor!

    Ali Tekmil / 13.05.2006-Urla

    Kimsenin eli yeterince ele mi gelmiyor! Ya da eller mi ellerin uçlarına birer ıssızlık ulaştırıp dünyanın üretgen yerlerine bulaştırıyor. Ne denli de yazıktır ki, şimdilerde şiirin gen havuzları adamakıllı 'güdülü'.

    Bana göre son dönem şairler içinde oldukça önemli ve ayrı bir yeri dert edinmiş şairlerimizden biri, Emirhan Oğuz. Şiir kundağının onu,daha sıkı belemesi dileğiyle ve şiirle...

    Ali Tekmil

    Cevap Yaz
  • Hasan Tan
    Hasan Tan 24.02.2011 - 12:22

    Ben sustum onlar çığırdı..

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta