Susarsam gidersin; biliyorum
Uçsuz bucaksız suskunluğumun ardına verip hasretim olursun
Sebepli sebepsiz yazdığım ayrılık şiirlerinin suskun bakışlarında kaybolursun
Ağzımı açıp bağırmazsam sana ve gidişine, durmazsın; biliyorum
Resmigeçitlerin soğuk valilerinin suskunluğuna idam edersin kendini
Sustuğum her an için bir darağacı ekersin toprağıma
Ayrılık türkülerinin çığlıklarına inat edip susarsam eğer,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ah herşeyi ve herkesi sustuğumuz için kaybetmedik mi?
yüreğim yerinden oynuyor, ağlamaklı ve hep suskun
paramparçadım iç ülkem,
hasret hep bir ölüm..
uzaktan bakmak suskun suskun
ah ne zor yaşam
kalbim çıktı çıkacak yerinden
o sustu bende gittim ....
yüreğinize sağlık elleriniz dert görmesin ilk okuduğum şiirinizdi çok beğendim tebrikler
İri yarı cümleler içinde “GİTME” diyemezsem eğer,
Naralar dolusu sevgiyi bağırışlarımla hibe edemezsem eğer,
Babil’den aşağıya ulaştıramazsam sana olan düşkünlüğümün çığlığını
İlla ki gidersin,
İki nehir arasında çağlarsın,
Suskunluğuma inat;
Biliyorum,
Gidersin….
mükemmel...
Başlık yeter şiir mükemmel...
Kelimelere o kadar hakimsin ki sana hayran oluyorum can dostum.
'İri yarı cümleler içinde “GİTME” diyemezsem eğer,'
harika bir şiir okudum. tebrikler.
*****Gideceksin, Biliyorum... /// 2) Veda Sahnesi...II
Biliyorum gideceksin! ..
Giderek uzaklaşacak,
Kaybolacaksın…
Giderken el-veda demeyeceksin…
Hiçbir sözcük süzülmeyecek
Nemli dudaklarının arasından…
Belki hiçbir veda uymaz diye bu ayrılığa,
Yakışmaz diye hiçbir söz bu suskunluğa;
Susuyor, konuşmuyorsun…
Ve evet! Bir kez olsun ardına dönüp bakmayacaksın.
Dönüp baksan bile ardında bıraktığın tek şey
Bende tutsak kendinden başka bir şey olmayacak…
Kan kaybedişimi izleyeceksin bir sadist gibi
Yanağın soğuk camlarına dayalıyken arabanızın…
Sen, iç kanama geçiren bu ölümlüyü seyrederken
Ben dönmeyecek doktoru bekleyeceğim masada…
01/08/2005
Ömer Besim Yaviç
bazen bir bakış,bazen bir susuş ağır tondan vurur 'GİTME' tonunu...ki giderse evren boşalır....
İri yarı cümleler içinde “GİTME” diyemezsem eğer,
Naralar dolusu sevgiyi bağırışlarımla hibe edemezsem eğer,
Babil’den aşağıya ulaştıramazsam sana olan düşkünlüğümün çığlığını
İlla ki gidersin,
İki nehir arasında çağlarsın,
Suskunluğuma inat;
Biliyorum,
Gidersin….
............................
Gitme demek zor değil ki... yoksa bu inatla... sustuğunuzda darağacı dikilecek toprağınıza...
Güzel bir şiir okudum. Kutlarım
Saygımla
O zaman susmamak lazım.. Yokluğundaki boşluk hayatınızı bu kadar tırmalayacaksa eğer *İri yarı cümleler içinde “GİTME”* diyebilmelisiniz.. çok iyi olmuş tebrikler..
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta