Eğri büğrü mektup yazsısı gibi öyle karmaşık bakma bana. Gülkurusu, can ağrısı gülüşlerinden yer bırak sevinçlerime. Konuşurken dudağında tebessümdür
mürdüm gül. Sen okunan ve bitmeyen bir mektupsun
aykırı anlamlar yüklediğim. Pencere önünde beklediğim
ve güneş içirdiğim fesleğenimsin kokusuyla derinlere
daldığım... Hep bekleyenim ben, gelmeyecek seni. Vakit daraldıkça kış olurum ben. Fırtınaya teslim ederim
ipekten kanat dallarımı. Sen yoksun şimdi yüreğim yaralı bir atmaca kuşu misali kendi derinliğinde çırpınmakta.
Hekimsiz kalmış hasta misali gelincik düşlerine uyanırım. Sen gidince ben ayaza tutulurum, yok olur çiçeklerim. Yüzlerce yıl birikmiş bir acının eşiğinde sallanır
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta