Bir adam var.
Oturmuyor aslında,
çöken hayatın nöbetini tutuyor.
Eli,
bir zamanlar “yarın” denilen şeyin ucunda.
Bir yatak…
Üzerinde artık rüya yok,
nefes yok,
ama hâlâ sıcak olması gereken bir hatıra var.
Bu bir bina değil.
Bu, ihmallerin üst üste yığılıp
insan diye çöktüğü bir mezar.
Demir değil kırılan,
sözler.
“Sağlam” denilen yalanlar.
“Bir şey olmaz” cümlesi.
6 Şubat.
Saat 04.17.
Bir ülkenin vicdanı
uykuda yakalandı.
Çocuklar bağırdı,
duyan olmadı.
Anneler dua etti,
beton cevap verdi.
Babalar enkaz kazdı,
elleriyle,
tırnaklarıyla,
devlet kadar yalnızdı.
Bir adam sustu burada.
Çünkü bağırsa
kimse geri gelmeyecekti.
Çünkü ağlasa
beton utanmayacaktı.
Çünkü bazı suçlar
zamana bırakılır,
ama affa bırakılmaz.
Bu fotoğraf bir an değil,
bir iddianamedir.
Faili meçhul değil.
Faili tanıdık.
İmzası var,
ruhsatı var,
ihalesi var.
Ve biz bakıyoruz.
Her baktığımızda
ya insan kalıyoruz
ya da suç ortağı.
6 Şubat geçmedi.
Geçmez.
Takvim yaprakları düşer,
enkaz düşmez insanın içinden.
Unutursak
bir daha çöker.
Unutursak
bu kez
bizim üstümüze.
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 09:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!