Sustuğumda bazen uzak bir şehrimin sesiz yeşil naif bir köyünde, köklerini temiz hayat kaynağı derede dinlendiren bir köknar ağacı yaprağını hediye eder su katılmamış suya ve alır onu başımın üstünde yerleştiririm bir düzene…. Sustuğumda bazen iyilik dolu bir ülkemin hiç çocuk ölmeyen öldürülmeyen bir metropolunde ağız dolusu ‘kurban olduğum’ bebek gülüşünü alır yerleştiririm parmaklarımın ucuna…bazen sustuğumda mutlulukta kaybolmuş evrenin bir köşesinde derin çok derinden gelen umut cümlelerini alırda gözlerimde kurar yansıtırım ay gezmelerinde ….ve tutar suskunluk bırakmaz ağırlığını ‘ değiştiremeyeceğini kabulleneceksin’ sızısında…….
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta