Yaslandığım omuz çok uzaklarda ve ben kendi yürek kapımın eşiğinden yüzümdeki maskeyi bırakarak içeri giriyorum. Ayrılığın acısını duyduğum, kadeh kadeh içtiğim, derin derin soluduğum odamın içine.
Saatlerin hüznü vurduğu gecenin en derininde martı çığlıkları ile uyanıyor yüreğim. Ağzımdaki bir parmak mutluluk yüreğimi aşındırırken kısa zamanlarda uzun ömürler veriyordu.
Yollar, evler çatılar. Sokaklar artık beni umursamıyor. Kovulduğum bir düşün kapı eşiğinde hüzünlere sarılıyorum. Tezenesi kan olan hayatın namelerinde billur kasede sunulan sevgi sözcükleri teselli etmiyor.
Kokunu getiren rüzgârları tutuyorum, suya çiziyorum bal rengi gözlerini. Üflediğin nefes göğsümde sülfür etkisi yaratıyor. Duvarlarında unuttuğum geçmişim beni çağırıyor sanki. Seslerin tenhalığında ben seninle söyleşiyorum sanki... Karşılığı alınmayan soruları cevapsız sorular gibi aynadaki görüntüm.
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
t e b r i k l e r
Dindirilemeyen özlemlerin 'kapı eşiğinde' beklediği besbelli.. Sadece azıcık aralamak yetecek gibi görünüyor...
Ama bir şey var... Tam kapı tokmağına dokunurken, gelip bileklere yapışan gizli bir el gibi... 'Açma, açmaa' hüznün sesi... Özlemekle yetinmeyi bilmek mi bu? Yoksa 'sözcüklerden dahi kıskanan bir yüreğin' duyduğu ve artık alıştığı hasretin yoldaşlığı mı?
Yine çok güzeldi Fatma (Deniz) Hanım... İçtenlikle kutlarım...
Sevgi yüklü çalışma yürek sesinizi kutlarım.
Hoyrat bir düşünce, aymaz bir duruş, boşverilmiş umutlar, durgun bir yaşam, sürgün istekler, belki de son duruşuydu aşkın...
KANAMALI BİR SANCI YARATIYOR BU BAKIŞLAR RUHUMDA... Boş verilmiş hayatın sancıları düşüyor omuzlarıma, bir ruh bozukluğu bu başı boş dolaşmalar, kimi kime tercih etmeliydim, en önemlisi kimdi, değer üstü değerli olan kimdi, nedenleri vardı bu aşkın, boşverilmişlikle haytalığa yakışmıyordu bu aşk, sadece zamana yayılıyordu tüm istekler, kaçışlar ve karanlıklar birbirini bir korkuda tamamlıyordu, korkuyordum aslında kaybetmekten aşkı, korkuyordum aşkın ardındaki gölgeliklerde kaybolmaktan...
Zorlamasına geçen günlerdi bunlar ve benzamanı zorluyordum veya zamanda kayboluyordum acıların pervazlarından çıkarak...
Oysa düşlerimi zorlayan O ne diğerleriydi, ne diğeriydi ki onun ayrıcaklılığıydı aşkla duruşu...
Mustafa Yılmaz
Suskunluğumun sebebi çaresizliğim değil, seni sözcüklerle dahi paylaşamamamdı.
yürekten gelenleri yürekten kutlarım muhabbetle
Kovulduğum bir düşün kapı eşiğinde hüzünlere sarılıyorum. Tezenesi kan olan hayatın namelerinde billur kasede sunulan sevgi sözcükleri teselli etmiyor.
şimdilerde hiç birşeyim.......kutlarım kaleminiz daim olsun
Yaşama pamuk ipliği ile tutunanlardandım. Kederlerin tümseklerinden sekerek yürüyorum...
değerli kaleminiz
kendine has bir hüznü
ve yalnızlığı içinde barındırıyor...
Suskunluğumun sebebi çaresizliğim değil, seni sözcüklerle dahi paylaşamamamdı.
Çok güzel, etkileyici bir sevgi şiiriydi; tebrikler... 10 puan +ant. Sevgiyle kalın...
Altın kâsede sunulan mutluluğun yerine, hüzün mahzenlerinde demlenip, hüzzamda raks ediyorum. Mutluluğum ve hüznüm hiç eşit olmadı. Mutluluklar hep kısa, hüzünlerim ise uzun oluyordu. Ölesiye sevmek bu muydu? Özlemlerin kendimi unutmama sebep oluyordu. Tutkulu sevmenin bedeli bu olmalıydı..
ama oldu ....ödediği bedeli bile bazen tebessümle karşıladı..sevgisi her şeye değerdi.....suskunluğumun sebebi çaresizliğim değil sevgili...düşlerinde bile yerimin olmadığını hissetmemdi...yağmurun ilk damlası sabaha vurdu ıslandı yanaklarım sessizce...
sevgilerimle şaiirem mükemmel ötesi...
O kadar güzel ,o kadar güzel yazıyorsunki arkadaşım.Yazılarının içinde her zaman ,her bir cümleyi yaşatıyorsun sanki okuyucuya. Her zaman ki gibi etkileyici igi.Kutlarım kalemini.Sevgiler
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta