Düş bilediğimiz fukara yüreklerimize, sevda yakıştırdığımız kırık aynalalar, öptüğümüz şafakları yeniden yansıtıyor öykümüze...
Gidişine tanıklığımın esaretinde bir bulut, rengini terkediyor üstümüze.
Susarak kahpeleşen dilimde, lal haykırışlar.
Bilirim esrik muhattaplarda donuk bakışların, yangınlar da dağılışını.
Sigaramda sayamadığım nefesleri sana harcanmış şiirleri elbette...
Gözlerin iki dudak arası hasret öpüşler.
Gel ey sevda!
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




susmak bazen en iyi cevaptır,,tebrikler
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta