yalnızlığında gül bitiren çığlık,
durgun su derinliğinde birden,
ateşten kalbini şaire sundu.
anladım aşkın mucizesini.
sesini duydum hicaz faslında.
yıkanmış kum taneleri gibi;
duru su aydınlığınca mavi,
sesin o yitik zaman meyvesi.
gülünce gümüş ağzının ejderi,
kanlı bir kristal düşer geceye.
şarkında ses yangının izi.
göğsünde hüznün çocuğu Urfa.
bilirim sevdamız sesindir senin.
göğsünün üstünde büyüttüğün gül,
daha kaç asrı besleyecek.
ağzında alevi Türkçe’min kandil
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta