Yine vara vara vardık oraya,
adını koyamadığımız o eski uçuruma;
ne bir yol levhası vardı elimizde,
ne de dönmeyi bilen bir kalp.
Oradan geliş yok zaten,
bunu en başından biliyordum.
Bazı kapılar kapanmaz insana,
insan kendisi kapanır bazı kapıların ardında.
Bir susuş olur sonra,
bütün şehir üstüne yıkılır da
kimse duymuyor sanırsın.
Çıkar yollar başka yollara,
ben hep sana çıkanını seçtim.
Bir sokak lambasının altında,
bir yağmurun unuttuğu kaldırımda,
bir gece yarısı içimde ansızın çoğalan
o eski kimsesizlikte
hep sana yürüdüm ben.
Keşke sevmeyeseydim seni.
Keşke içimde adın
bu kadar derine kök salmasaydı.
Keşke bir bakışınla
yıllardır taşıdığım bütün yaralar
kendine yeni bir yuva bulmasaydı.
Derdim yetiyordu oysa bana;
bir yanım çocukluğumdan kalma kırık,
bir yanım eksik dualardan.
Zaten zor sığıyordum kendime,
zaten geceler uzun,
zaten yastığımda uyumayan
bir sürü eski acı vardı.
Bir de sen nereden çıktın?
Hangi rüzgâr getirdi seni
benim yorgun pencereme?
Kim söyledi sana
kalbimin en zayıf yerini?
Nasıl bildin de geldin
tam da susmayı öğrenmişken ben?
İnsan bazen en çok
kendine merhamet edemediği yerden seviyor.
Ben de seni öyle sevdim;
aklımı sustura sustura,
gururumu kıra kıra,
her gidişinde biraz daha eksilerek.
Şimdi ben seni nasıl unutacağım?
Hangi sabaha adını bırakmadan uyanacağım?
Hangi şarkıdan kaçacağım,
hangi sokaktan geçmeyeceğim,
hangi duada seni yanlışlıkla anmayacağım?
Sen bende bir aşk değilsin yalnızca;
yarım kalmış bir cümle,
bitmeyen bir mevsim,
içime çöken ağır bir sükûtsun.
Ve ben,
ne zaman konuşacak olsam,
önce sen susuyorsun içimde.
Sonra ben susuyorum.
Sonra bütün dünya.
Soysuz sopsuz her tarafı acı
Bu tarifsiz sevda
Allah kahrettin
Bir de bu nereden çıktık
Ben şimdi seni nasıl unutacağım.
Kayıt Tarihi : 6.06.2026 15:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




bir yanım çocukluğumdan kalma kırık,
bir yanım eksik dualardan.
Zaten zor sığıyordum kendime,
TÜM YORUMLAR (1)