Sonra mı?
Sonra tek tek atacaksın kırık camlarını denize...
Süheyla Güney Avcı
Kırmızı sardunyalar salınan pencere kenarlarından, ayak izlerine takılıyor yüreğim...
Dilime doladığım itaatkâr sevişmeler tiyatrosunda,
En sevdiğim konçerto ağır ağır salınıyor...
Tanrılar ve tanrıçalar meydanları dolanırken;
Ahkâm kesen sevdasızlar sokağında, yüreğini nadasa bırakmış virane yüzler hırçınca dalaşıyor!
..
Korkuyorum...
Ya türkülerin mısralarına kimse sebep olmazsa?
Ya kimse değmezse hikayelere....
Boynu bükük kalırsa yüreğimizin başı...
Süheyla Güney Avcı
Yıldızlar dizilmiş
Bulutlar bembeyaz.
Gece lacivert, lacivert olmasına da
Yine de ağlamaklı bir hava sarmalıyor yüreğimi
Dokunaklı bir ezgi dolanıyor dilimde.
Ve bir çayın kokusuna değiyor şiirlerin dili.
Dilde mühürlü sevdan;
Gülüşünle, kızıl yanar gündoğumu.
Dağlar dile gelir,
Rüzgar halaya vurmuş gönlünü.
Yangınlar yangını yüreğim
Dolanır yol boyu, yollar boyu....
Mutluluk nedir usta?
Göğe bakmak mı mavi mavi...
Ciğerlerini patlatırcasına solumak mı baharı..
Bunca zulmün arasında nedir bu kahrolası mutluluk..
Süheyla Güney Avcı
21 nisan 2018
Sonuçta yıldızlardan ne farkımız var.
Öyle kalabalık ve öyle uzak, kimse kimsenin omuzundan tutmuyor neticede.
Süheyla Güney Avcı
Başına buyruk dolaşıyorum bu şehrin sokaklarını
Adının kazındığı kaldırımları tekmeleyerek
Kulak tıkayarak sessizliğinin sesine
Yetim fırtınalar yığıyorum kıyı köşe kenar ne varsa
Sevdan yüreğimde damıtılmış zehir gibi mekân kuruyor
Tanıkları yitik karanlıklara gömülüyor suistimal edilmiş düşlerim
.......oysa ki;
dolup taşan bir romandı özlemek...
.........
Süheyla Güney Avcı
Puslu bir kış
Ve puslu bir günün ortasına oturmuş bir çocuk...
Buğulu gülüşlerinden dağılan hüzün sarmalıyor havayı.
Ayaklarının çıplaklığına dokunan ayaz,
Yüreğinden gözlerine vuran bir sitem yangınına dönüyor.
Parmak aralarında soğuğun yapıştırdığı acının kurumuş kirleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!