Yokluğun heybetini aştı of
Bıçak kemiğe de yanaştı of
Süt oğlanlar gelmiş akıl verir
Sabrım da sınıra ulaştı of
Bilmezdim aşk için ölmek nedir
Aynı çağda doğardık
Kazık atabilseydim
O tertemiz ülküne
Yazık edebilseydim
İnan bana feriğim
Sarılsaydım gövdene de düğmelerin batsa idi
Sımsıkı sarılsaydım da kemiğimi sızlatsa idi
Beni senin varlığın bin birinci kez yaksaydı
Duymadığım güzel sesin binbirinde yıksa idi
Sırtımda his kaybolsaydı belki elin değmez diye
Tek seninle incinmez benim yetim yüreğim
Sen de bencileyin zalim yalancıya kanmadın mı
O yalan bakışlarına o sahte gülüşlerine
O çakır gözlere sen de yok yere aldanmadın mı
Tepene mermi yağardı sen gelincik toplar iken
vefasızlık soluyorum kokuna hasretim Enver
Geldi boynuma dolandı sana ülfetim Enver
Kan vermeyeceğim ordunun en gönüllü eri oldum
On sekiz bin alemde sancağım yetim Enver
Ağlıyorum çaresizce kursağımda kızgın fişek
Ceketi etekli Enver'im paçası ilikli Enver'im
Ben sevmeye kıyamam kutlu dilekli Enver'im
Sırtımda iman dirilir gül yüzüne bakanda
Kalem kağıtta süzülür aşkın beni yakanda
Buluşalım diye biz ulu Tanrı Dağında
Adak diye kendimi kurban edem Enver'im
Kaşımda bir iz var dedi
Karşımda yıldız var dedim
Sende de çok yüz var dedi
Hep yüzüne dönük dedim
Güldü, Temren pasın attı
Dirisin istemediniz ölüsünü de çok gördünüz
Zulme karşı mukavemet dedikçe ona güldünüz
Ekmeğini çok yediniz hep yanında göründünüz
Ben Enverden garibini, sizden kahbesini görmedim
Yüreciğine girdiniz mektupların okumadan
Aşkıyla Temren'i ağlatan yiğit
Genzine gülleri dolduran yiğit
Gelip de gönlüne taht kuran yiğit
Düşüme ne gün gelirsin?
Ramazanın nuru mu bu
Kaşımda bir iz var dedi
Karşımda yıldız var dedim
Sende de çok yüz var dedi
Hep yüzüne dönük dedim
Güldü, Temren pasın attı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!