Sanırdım gülerim gönül işinde,
Kader tuttu beni bunun dışında,
Bak gölde yüzenin yanı başında,
Suya bakıyor da suçluyor beni.
Gel otur dediler kurdum bağdaşı,
Dost tuttum nergizin lale yoldaşı,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Harika bir şiirdi yürekten kutluyorum yüreğine kalemine sağlık ilhamın bol ömrün var olsun kardeşim saygılar tam puan
Çok etkileyici bir şiir okudum.
Tebrikle Ustadım. sevgi saygı ve selamlar.
Nilüfer kıyıda sallanır suda,
Çırpınır balıklar boğulmuş hüda,
Açıp gönül kapısını olunca cüda,
Aşkı takıyor da suçluyor beni.
Çok hoş ve çok etkili buldum şiirinizi. Ağabey, sizi saygıyla kutluyorum. Güneri Yıldız
Sanırdım gülerim gönül işinde,
Kader tuttu beni bunun dışında...
Koskoca bir romanı iki satıra sığdırmak usta işidir.
Ustam, tebrikler.
Ömer BİLGİN
ANLAMI FEVKALADENİN DE FEVKİNDE,
ANLATIMI OLAĞANÜSTÜ GÜZEL,
OKUMASINA DOYULMAYAN
USTA İŞİ BİR ŞİİR OKUDUM.
KUTLUYORUM.
SAYGILARIMLA.................HALİLŞAKİR
KALEMİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK,
TEBRİKLER..
Doğal imgelerle süslenmiş mükemmel, hatta mükkemmel ötesi bir sevda şiirir, kaleminizden güzel şiirler okumaya alışmıştım, fakat bu şiirini ruhumu esir aldığını söylersem inanınız... Ağabey, saygıyla kutluyorum.. tam puan+ antoloji... Güneri Yıldız
Ustam yine çok dertli ve çok anlamlı bir eser ortaya koyduğunuzu biliyor musunuz? Sizi canı gönülden kutluyorum. Karagöz
Sanırdım gülerim gönül işinde,
Kader tuttu beni bunun dışında,
Bak gölde yüzenin yanı başında,
Suda akıyor da suçluyor beni.
Gel otur dediler kurdum bağdaşı,
Dost tuttum nergizin lale yoldaşı,
Salınıp gezerken sunanın başı,
Dönüp bakıyor da suçluyor beni.
Nilüfer kıyıda sallanır suda,
Çırpınır balıklar boğulmuş hüda,
Açıp gönül kapısını olunca cüda,
Olta takıyor da suçluyor beni.
Sürçü lisan edip severim desem,
Yağdırır taşları olurum sersem,
Önüne seripte ömrümü versem,
Gönül yakıyor da suçluyor beni,
Günleri sayarım çıkıyor yıla,
Çok gördü sevgiyi bilmedi sıla,
Bu nar-ı cehennem olur mu kula?
Eyüp çıkıyor da suçluyor beni.
Etkileyici güzel bir şiir okuttun iyi geldi yüreğnize sağlık değerli dost
kutluyorum sizi şiir güzeldi saygımla
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta