Yalnızlık yağıyor bu kara kış gününün öğle saatlerinde üzerime.
Göz yaşlarıma karışıyor, sulu sepkene çalaraktan düşerken ellerime.
Hasretlik esiyor kuru ayazlı bu soğuk günün tam öğle saatlerinde.
Kirpiklerimi titretiyor, soğuk soğuk üşüterekten eserken yüreğime.
Eski bir sobanın üzerinde kaynayan çay suyunun sesi başlıyor sonra.
Sonra odanın karanlığında o sobanın sıcak rengi daha bir beliriyor.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta