Yalnızlık yağıyor bu kara kış gününün öğle saatlerinde üzerime.
Göz yaşlarıma karışıyor, sulu sepkene çalaraktan düşerken ellerime.
Hasretlik esiyor kuru ayazlı bu soğuk günün tam öğle saatlerinde.
Kirpiklerimi titretiyor, soğuk soğuk üşüterekten eserken yüreğime.
Eski bir sobanın üzerinde kaynayan çay suyunun sesi başlıyor sonra.
Sonra odanın karanlığında o sobanın sıcak rengi daha bir beliriyor.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta