Toprağından taşmış fışkırmış aşksa cismi tabiat
Dümeni kırık sakin zaman sularının meyli muhabbete yudum yudum
Kıyılara kayalıklara fırtınası çarpıp vurdukça kaynayıp köpüren karayellerin
Kanaması hiç dinmeyen yarenlikte ten ve cana
Beyazı dalga dalga şubata boyuyorsa mavi çerçi
Kaynayıp püsküren çalkantılar ya senin dir, değilse aşkın
Diğer tarafı hiç sorma sökülmüş bir kere kilitten gardiyan sürgü
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta